29/04/2026 Çarşamba Köşe yazarı H.Y
Herkes güzel ahlak sahibi olmalıdır
Ahlak ilmi çok şerefli, pek kıymetli,
hayatımızın her safhasında bize gerekli bir ilimdir. Çünkü ruhun kötülükleri bu
ilim ile temizlenebilir.
Kendimize karşı olan vazifelerimizden biri de, güzel ahlâk
sahibi olmaktır. Hakiki bir Müslüman, güzel ahlâka sahip olan ve kötü ahlâktan
uzak duran insandır. İyi bir insan olmak iki şeye bağlıdır: Güzel huylara sahip
olmak ve kötü huylardan kaçınmaktır. Dünya ve ahiretin saâdeti, güzel ahlâk ile
süslenmeye bağlıdır. Güzel ahlâk; ilim ve edep
öğrenmekle ve iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilir. Kötü
ahlâk da; cahil kalmak, edepsiz olmak ve kötü insanlarla
arkadaşlık etmekten hasıl olur. Huyların bazısı, insanın yaratılışında
bulunabildiği gibi, sonradan da elde edilebilir veya değiştirilebilir. Güzel
huylara sahip olmak için, ahlâk ilmini öğrenmeye ihtiyaç vardır.
Ahlâk
ilmi, ruh sağlığı bilgisi demektir. Tıp ilminin, beden sağlığı
bilgisi olmasına benzer. Çünkü kötü huylar, ruhun hastalıkları, kötü işler de,
bu hastalıkların alametleridir. Ahlak ilmi çok şerefli, pek kıymetli,
hayatımızın her safhasında bize gerekli bir ilimdir. Çünkü ruhun kötülükleri bu
ilim ile temizlenebilir. Ruhun, iyi huylarla süslenmesi bununla mümkün olur.
İnsan, ahlak ilmi sayesinde güzel ahlak sahibi olur. Kirlenmiş, hasta ruhlar
da, bu ilim yardımı ile temizlenir, iyi ahlaka kavuşur. İyi, temiz ruhlar da bu
ilim hareketi ile temizliğini arttırır, yerleştirir. İnsanlar, iyiliğe, ahlaken
yükselmeye elverişli olarak doğar. Nefsin kötü isteklerine uymak, güzel ahlakı
öğrenmemek ve kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, sonradan kötü huyları meydana
getirir. Hadis-i şerifte (Herkes, Müslümanlığa elverişli olarak dünyaya
gelir. Bunları, sonra anaları babaları Yahudi, Hristiyan ve imansız
yapar) buyuruldu.
Herkesin huyu değişebilir. Hiçbir kimsenin huyu, yaratılıştaki
gibi kalmaz. Huylar değişmeseydi, peygamberlerin getirdikleri dinler boş, lüzumsuz
olurdu. Âlimlerin söz birliği ile koymuş oldukları terbiye ve ceza usûlleri
abes, gereksiz ve boş olurdu. Bütün ilim adamları, çocuklarına ilim ve edep
öğretmiş ve terbiyenin fayda sağladığı her zaman görülmüştür. O hâlde huyun
değiştiği güneş gibi meydandadır. Şu kadar ki; bazı huylar iyice yerleşmiş,
ruhun özelliği gibi olmuştur. Böyle huyları değiştirmek, yok etmek pek güç
olur. Böyle kötü ahlak; çoğunlukla cahil ve kötü kimselerde bulunur. Bunu
değiştirmek için ağır riyazet ve çok mücahede lazımdır. Nefsin isteklerini
yapmamak için çalışmaya “Riyazet” denir. Nefsin
istemediği şeyleri yapmaya da “Mücahede” denir.
Cahiller, aklı noksan olanlar, huy değişmez diyerek, nefisle mücahede ve
riyazet etmiyorlar. Kötü huylarını temizlemiyorlar. Böyle kabul edip de, herkes
kendi hevesine bırakılırsa, suçlulara ceza verilmezse, insanlık felakete
gider...