30/01/2026 Cuma Köşe yazarı A.U
“Bu gömleği falan fakîre ver!.."
Ebül Hasen Büşencî hazretleri,
Horasan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir.
Bir gün helâda bulunduğu bir sırada, hizmetçisini çağırdı.
Kapının arkasından gömleğini uzatarak;
“Bunu,
falan fakîre ver" buyurdu.
Hizmetçi;
"Peki
efendim" dedi.
Ve gömleği o fakîre verip geldi.
Sonra da;
"Efendim,
bunu dışarı çıkınca söyleyemez miydiniz? Orada söylemenizin hikmeti neydi,
anlayamadım" diye arz etti.
Cevap bekledi.
Bunun üzerine;
"O
hayırlı düşünce orada hâtırıma geldi. Dışarı çıkıncaya kadar nefsimin beni bu
düşünceden caydıracağından korktum! Nefsime çok kısa zaman da olsa îtimat
edemedim" buyurdu.
● ● ●
Bir gün bu büyük zâta;
“Efendim, namâz kılarken, kalp ne ile meşgul olmalı?” diye
sordular.
Buyurdu ki:
“Namâzla
meşgul olmalıdır.”
Sordular:
“Namâzın nesiyle efendim?”
Cevâbında;
“Farzlarını,
vâciplerini, sünnetlerini, müstehaplarını ve her edebini en mükemmel şekilde
yapmayı düşünmekle” buyurdu.