02/01/2026 Cuma Köşe yazarı A.D
Endülüs Devleti'nin hazin sonu!..
Endülüs'te ilim ve fen çok ilerlemişti. Her
memleketten ilim öğrenmek için Kurtuba'ya gelirlerdi. Avrupa'da ilk tıp
fakültesi Kurtuba'ya yapıldı!
Bugün, 2 Ocak... Avrupa'ya medeniyet götüren Endülüs Emevi
Devleti'nin yıkılarak (1492) tarih sayfalarında yerini aldığı gündür...
Müslümanlar, büyük komutan Tarık bin Ziyad'la İspanya'ya
girdiler. Kısa zamanda Endülüs İslam Devletini kurarak; Avrupalılara insanlığı,
medeniyeti öğrettiler...
Endülüs'te ilim
ve fen çok ilerledi. Saray ve devlet dâireleri birer ilim kaynağı oldu. Her
memleketten ilim öğrenmek için Kurtuba'ya akın akın geldiler.
Mükemmel bir tıp fakültesi kuruldu. Avrupa'da ilk yapılan tıp fakültesi budur...
Peki, böyle bir medeniyet nasıl yıkıldı? Çünkü insanlar bu
medeniyetin lokomotifi olan İslâm ahlâkını, Allahü teâlânın emirlerini
bıraktılar. Din yerine felsefi inançlara sarıldılar. Yalnız
ilim ve fennin tek başına kendilerini hedefe götüreceğini zannettiler... İlk
yıllarda Hristiyanlara tesir eden Müslümanlar bu sefer onların etkisi altında
kaldılar... Kurtuba doğumlu İbn-i Rüşd Endülüs'te Aristo'nun
vârisi oldu. Onun eserlerini şerh etti ve Ehl-i sünnet itikadını tahrip etti.
Böyle oldukları için de devlet çöktü. Daha sonra, İspanyollar, Gırnata şehrini
de alıp Müslümanları kılıçtan geçirdiler... Son Sultan Ebu Abdullah, ailesiyle
birlikte Gırnata’dan ayrılırken hıçkırıklara boğulur. Annesi Aişe Sultan o anda
oğluna, tarihe geçen şu sözleri söyler:
-Ağla oğlum ağla! Zamanında savunamadığın vatanın için şimdi
kadınlar gibi ağla!..
BİR
CASUSUN İTİRAFI!
Büyük İslam âlimi Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri
"İslam’ın en büyük düşmanı İngilizlerdir" buyuruyor... Osmanlı'yı
yıkmakla, hak din İslamı bozmakla görevli; Türkçe, Arapça ve Farsça'yı ana dili
gibi bilen İngiliz ajanı Hempher "Hatıratım" isimli
eserinde (İngiliz Câsûsunun
İ'tirâfları-Hakîkat Kitabevi) diyor ki:
"8
asırlık Endülüs'ü şaraba ve kumara alıştırarak, aralarına fitne ve fesad
sokarak, Kur'ân-ı kerim ve diğer İslam kaynaklarını (sünnet,
icma-i ümmet ve kıyas-ı fukahayı) tartışır hâle getirerek ve dinlerinden
kopararak yıktık. Osmanlı'yı ve diğerlerini de bu silahları kullanarak
yıkacağız!.."
Hempher, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Müslüman
devlet adamlarının etrâfına casuslarımızı yerleştirip, onlar vâsıtasıyla,
Nâzırlığımızın arzûlarını tatbik etmek için, onları bu devlet adamlarının
müsteşarları hâline getirmeliyiz..." Dediği
gibi olmadı mı, ne dersiniz?..