07/02/2026 Cumartesi Köşe yazarı V.T
Emir ve yasaklara riâyet etmek farzdır
Fıkıh ilmi ile uğraşmak, yani farzları ve
haramları öğrenmek ise, her Müslümana farz-ı ayndır.
Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr
velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs
kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini
öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî
âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde
şunları anlattı:
Bir Müslümanın, Allahü teâlânın yapılmasını açıkça emrettiği bir
farzı yapabilmesi için, yapması îcâb eden, kul olarak vazîfesi olan bu farzın
ne olduğunu, nasıl yapılacağını öğrenmesi de farzdır. Yine Allahü teâlânın
yapılmasını açıkça men ve yasak ettiği bir şey karşısında, Müslümanın o işten
sakınabilmesi için o şeyin haram olduğunu, yapmaması îcâbettiğini öğrenmesi ve
bu bilgisini tatbik etmesi, yani emir ve yasaklara riâyet etmesi farzdır.
Kelâm ilmini, Ehl-i sünnet ve cemâat âlimlerinin bildirdikleri
itikâdı öğrenecek ve bunları akıl ile, nakil ile ispat edecek ve sapıklara,
dinsizlere anlatacak kadar okumak farz-ı ayn olup, bundan fazlasını öğrenmek,
ancak din âlimlerine lâzımdır. Başkalarına caiz değildir. Dîne yardım etmek
için fazla öğrenmek farz-ı kifâye ise de, bunu ancak, Allah rızâsı için
çalışan, zekî din adamının öğrenmesi caizdir. Başkaları öğrenirse, bâtıl
yollara kayar.
İmâm-ı Şafiî hazretleri buyurdu ki: “İlm-i kelâm ile uğraşıp sapıtmak
yanında, büyük günah işlemek hafif kalır!”
İmâm-ı Şafiî’nin zamanındaki ilm-i kelâm için böyle denilince,
şimdiki din câhillerinin kısa görüşleri ve hayâlleri ile yazdıkları din
kitaplarını okumanın yasaklık derecesini ve zararlarını artık düşünmelidir.
İmâm-ı Şafiî yine buyurdu ki: “Ehl-i sünnet itikâdını iyi
öğrenmeden önce ilm-i kelâm ile uğraşmanın zararı bilinmiş olsaydı, kelâm ilmi
ile uğraşmaktan, aslandan kaçar gibi kaçınılırdı.” Şimdi, kendi aklı, kendi
görüşü ile kelâm ilmi kitapları yazanlar çoğaldı. Bunların kitapları
yanlışlarla doludur.
İmâm-ı Ebû Yûsuf; “Kelâm ilmi ile uğraşanların İmâm olması caiz
değildir” buyurdu. Bezzâziyye fetvâsında; “lim-i kelâm ile uğraşanların çoğu
zındık olur” buyuruldu.
Fıkıh ilmi ile uğraşmak, yani farzları ve haramları öğrenmek
ise, her Müslümana farz-ı ayndır. Fazlasını öğrenmek de farz-ı kifâye olup, çok
sevaptır. Hiç zararı yoktur.