19/11/2025 Çarşamba Köşe yazarı A.U
Evliyâya düşmanlık etmek!..
Seyyid Ahmed Bedevî hazretlerinin
büyüklüğüne inanmayan kimseler vardı o devirde.
Bir âdet vardı.
Her sene, belirli bir günde, bu zâtın kabri başında mevlid
cemiyeti tertip edilirdi.
Ve bu cemiyete çok kimseler gelirdi uzaktan yakından. Büyük
kalabalık olurdu.
Bir vâli, bu zâta düşmanlığından, mevlid cemiyetine katılmak
isteyenlere izin vermez ve göndermezdi hiç kimseyi.
Muhammed Şenâvî adlı bir âlim, nasîhat vermek için gitti bu
vâliye. Ahmed Bedevî hazretlerinin “büyük bir velî” olduğunu söylediyse de,
tesir etmedi.
Devam etti düşmanlığına. Muhammed Şenâvî üzüldü! Ve şikâyet etti
onu Ahmed Bedevî’ye!
Nurlu türbesine gitti ve;
“Efendim,
bu vâli sizin mevlidinize katılmak isteyenlere izin vermiyor. Kendisine nasîhat
ettimse de dinlemedi. Onu size havâle ediyorum” diye arz
etti.
O an bir sesduydu...
Türbeden geliyordu...
“Üzülme
evlâdım! O bize dil uzatıyorsa, elbette cezâsını çekecektir” diyordu.
Çok geçmeden tesiri görüldü.
Vâlinin dilinde bir yaraçıktı.
Bir şey yiyemiyor ve bir kelime bile konuşamıyordu.
Hakîr ve zelîl hâlde ölüp gitti nihâyet.
Ama bu, dünyâdakicezâsıydı elbette ki.
Âhiretteki cezâsı isekat kat olacaktı!..