23/11/2025 Pazar Köşe yazarı V.T
"Kardeşim ağır hasta ya Resûlallah!.."
Übeyyübni Ka’b anlatır: "Resûlullahın
yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu
söyledi..."
Abdülazîz Dehlevî hazretleri, Hindistan evliyâsının
büyüklerinden Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. 1746 (H.1159)
senesinde Dehli'de doğdu. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On bir yaşında
iken babasının vazîfelendirdiği hocalardan okudu. Meşhur altı hadîs kitabı Kütübü
Sitte gibi kıymetli eserleri babasından dinledi. Hadîs-i
şerîf ilminde diploma aldı. Hindistan'da İngiliz yönetimine karşı hürriyet
meşalesini yakarak "Sirâc-ül-Hind" lakabıyla tanındı. 1824 (H.1239)
senesinde Delhi'de vefât etti. Elli kadar eser yazdı. Tefsîr-i Azîzî isimli
eserinde Bekara sûresinin fazîletlerini bildirirken diyor ki:
Abdüllah bin Ahmed bin Hanbel “rahime-hullahü teâlâ”, (Zevâid-i
Müsned)inde ve Hâkim ile Beyhekî “rahime-hümallahü teâlâ” (De’avât) kitâblarında,
Übeyyübni Ka’b “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki: Resûlullahın “sallallahü
aleyhi ve sellem” yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta
olduğunu söyledi. (Hastalığı nedir?) buyuruldukda,
cin çarpması dedi. (Kardeşini buraya getir) buyurdu...
Kardeşi gelip oturdu. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” şu âyetleri
okuyup, hastaya üfledi. Hemen iyi olup, kalktı:
[Fâtiha, Bekara sûresi başından dört âyet, (Ve
ilâhüküm)den başlayarak, (Ya’kılûn)e kadar, iki 163 ve
164'üncü âyetleri, Âyetel-kürsî, (Hâlidûn)e kadar, Bekara
sûresi sonundaki (Lillahi)den başlayan üç âyet, (Âl-i
İmrân) sûresinin (Şehidallahü) ile
başlıyan tek onsekizinci âyeti, (A’râf) sûresinin (İnne-Rabbeküm) ile
başlayan tek ellidördüncü âyeti, (Müminûn) sûresinin (Fe-teâlallahü) ile
başlayan tek yüzonaltıncı âyeti, Cin sûresinin (Ve ennehu teâlâ) ile
başlayan tek üçüncü âyeti, Sâffât sûresinin başından on âyet, Haşr sûresinin
sonunda (Hüvallâhü) ile başlayan üç âyet, (İhlâs) ve (Mu’avvizeteyn) sûreleri.]
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Bir evde, şu otuzüç âyet okunduğu gece, yırtıcı hayvân ve eşkıyâ, düşman, sabaha kadar canına, malına zarar yapamaz: Bekara başından beş âyet, Âyetelkürsî başından (Hâlidûn)e kadar üç âyet, Bekara sonunda (Lillahi)den sûre sonuna kadar üç âyet, (A’râf) sûresinde (İnne Rabbeküm)den (Muhsinîn)e kadar, ellibeşten itibâren üç âyet, (İsrâ) sûresi sonundaki (Kul)den iki âyet, Sâffât sûresi başından (Lâzib)e kadar onbir âyet, Rahmân sûresinde (Yâ ma’şerelcin)den (Fe izâ)ya kadar iki âyet, Haşr sûresi sonunda (Lev enzelnâ)dan sûre sonuna kadar, Cin sûresinde başından (Şatatâ)ya kadar dört âyet.)