24/11/2025 Pazartesi Köşe yazarı O.Ü
Rızkı verilmeyen bir canlı yoktur!
Sual: Rızıklar ezelde takdir edildiğine göre, insan için sadece emredilen sebeplere yapışmak mı düşüyor?
Cevap: Hâtim-i
Esam hazretleri, hocası Şakîk-i Belhî hazretlerinin bir sualine karşı şu arzda
bulunur:
“İnsanlara baktım,
herkes yiyip içmek, para kazanmak için uğraşıyor. Bu yüzden haram ve şüpheli
şeyleri de alıyorlar ve zillete, hakaretlere katlanıyorlar. Bir âyet-i
kerimenin şu meâlini düşündüm: (Allahü teâlâ tarafından rızkı
gönderilmeyen yeryüzünde bir canlı yoktur.) Kur’ân-ı kerimin
elbette doğru olduğunu ve o canlılardan biri olduğumu bildim. Rızkımı
göndereceğine söz verdiğine, elbette göndereceğine güvenerek Onun emrettiği
gibi çalıştım.
Herkesin, bir
kimseye veya bir şeye güvendiğini gördüm. Bazıları altınlarına, mal ve mülküne,
bazıları sanatına ve kazancına, bazıları mevki ve rütbelerine, bazıları da
kendi gibi bir insana güveniyor. Bir âyet-i kerimenin şu meâlini
düşündüm: (Allahü teâlâ, yalnız kendisine güvenenlerin
her zaman imdadına yetişir.) Her zaman ve her işimde yalnız
Allahü teâlâya güvendim. O emrettiği için çalıştım, sebeblere yapıştım. Fakat
yalnız Ondan istedim.
İnsanlara baktım.
Birbirlerinin mallarına, mevkilerine ve ilimlerine göz dikerek, fırka fırka,
parti parti ayrılarak, birbirlerine düşmanlık ettiklerini gördüm ve bir âyet-i
kerimenin şu meâlini düşündüm: (Sizin düşmanınız şeytandır.
Yani, sizi, Allah yolundan, Müslümanlıktan ayırmak için uğraşanlardır. Bunları
düşman biliniz.) Kur’ân-ı kerimin doğru söylediğini bildim ve
şeytanı ve onun gibi Müslümanlarla uğraşanları düşman bilip, sözlerine
aldanmadım, onlara uymadım. Onların tapındıklarına tapmadım. Allahü teâlânın
emirlerine itaat ettim. Ehl-i sünnet âlimlerinin gösterdiği yoldan ayrılmadım.
Kurtuluş yolunun, doğru yolun, yalnız Ehl-i sünnet yolu olduğuna inandım. Onun
için, Müslümanları aldatmaya uğraşanları dinlemedim. Muhammed aleyhisselamın
yolunu gösteren Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından ayrılmadım.”
Şakîk-i Belhî
hazretleri, bu sözleri işitince;
“Ya Hâtim! Allahü teâlâ, her işinde imdadına yetişsin! Tevrât, İncil, Zebur Kur’ân-ı kerime baktım. Bu dört kitabın bu temeller üzerinde bulunduğunu gördüm. Bunlara uyanlar, bu dört kitaba uymuş, emirlerini yapmış olurlar” buyurdu.