Dua ve sadaka belayı önler
04/02/2026 Çarşamba Köşe yazarı O.Ü
Sual: Bir kimse, dua etmekle, sadaka vermekle, kendisine gelmekte olan belayı durdurabilir mi?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak İmâm-ı Gazâlî hazretleri, İhyâ-ül’ulûm kitabında buyuruyor
ki:
“Kazâ-i mu’allak, Levh-i mahfûzda yazılıdır. Eğer o kimse, iyi
amel yapıp, duası kabul olursa, o kaza değişir.” Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kader,
tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, o bela gelirken korur.)
Duanın belayı defetmesi de, kaza ve kaderdendir. Kalkan, oka
siper olduğu gibi, su, yerden otun yetişmesine ve havanın oksijen gazı,
canlının hücrelerindeki gıda maddelerini yakıp hararet meydana gelmesine sebep
olduğu gibi, dua da, Allahü teâlânın merhametinin gelmesine sebeptir. Bir
hadis-i şerifte;
(Kazâ-i
mu’allakı, hiçbir şey değiştiremez. Yalnız dua değiştirir ve ömrü, yalnız,
ihsan, iyilik arttırır) buyuruldu. Allahü teâlânın
takdirinin, yani kaderin, Levh-i mahfûzda yazılması kazadır. Bir kimseye takdir
edilen bela, kazâ-i mu’allak ise, yani, o kimsenin dua etmesi de, takdir
edilmiş ise, dua eder, kabul olunca, belayı önler. Ecel-i kazâyı da, iyilik
etmek geciktirir. Fakat, Ecel-i müsemmâ değişmez. Ecel-i kazâ denilen, mesela,
bir kimse, eğer iyi iş yapar, yahut sadaka verir, hac ederse ömrü altmış sene,
bunları yapmazsa kırk sene diye takdir edilmesi gibidir.
Sual:
Kur'ân-ı kerim bastırıp, kâr için satmak, dinen uygun mudur?
Cevap: Kur’ân-ı
kerimi bastırıp satanlar, bunu kitapçılık ticaretine âlet edenler, Kur’ân-ı
kerim öğretilmesine, okunmasına sebep olmak niyyeti ile olursa, caiz ve sevap
olur. Aldığı satış parası da helal olur. Fakat, böyle niyyetin alameti vardır
ki, mal oluş fiyatına yakın, az bir kârla satmalıdır. Geçimi başka kitaplardan
sağlanıyorsa, Kur’ân-ı kerimi kârsız satmalıdır. Şir’a kitabında deniyor ki:
“Mu’âz bin Cebel hazretlerine, falanca, Kur’ân-ı kerim yazıp
satıyor dediklerinde, bu, Kur’ân-ı kerim satmak değildir. Kâğıt ve işçilik
ücreti istemektir. Kur’ân-ı kerimi satmak demek, onu para ile, ücret ile
öğretmektir buyurdu.”
Sual:
Abdestte başın tamamını mı yoksa bir kısmını mı mesh etmek gerekir?
Cevap: Hanefi
mezhebinde abdest alırken başın dörtte bir kısmını mesh etmek farzdır. Başın
her tarafını, bir kerre mesh etmek ise sünnettir.


