İnsanın şerefi, ilim ve edep iledir
22/04/2026 Çarşamba Köşe yazarı H.Y
İslâm büyükleri, (Hiçbir bî-edeb, vâsılı
ilallah olamaz) buyurdulur. Yani, edebi olmayan hiçbir kimse, Allahü teâlânın
rızasına ve sevgisine kavuşamaz.
Her Müslümanın, kendine karşı vazifelerinden biri de kendini iyi
yetiştirmek, ilim ve güzel ahlâk sahibi olmaktır. Şair ne güzel söylemiş: “Şerefül-insâni
bil-ilmi vel-edeb; Lâ bil-mâli ven-neseb.” Yani insanın
şerefi, ilim ve edep iledir. Mal ve nesep ile değildir. Edep, terbiyeli ve
güzel ahlâk sahibi olmaktır. Nitekim İslâm büyükleri de, (Hiçbir
bî-edeb, vâsılı ilallah olamaz) demişlerdir. Yani, edebi
olmayan hiçbir kimse, Allahü teâlânın rızasına ve sevgisine kavuşamaz.
İslâm dininin temeli, îmânı, farzları ve harâmları öğrenmek ve
öğretmektir. Allahü teâlâ, Peygamberleri “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” bunun
için göndermiştir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslâmiyet yıkılır, yok
olur. Allahü teâlâ, Müslümanlara (Emr-i ma’rûf) yapmayı
emrediyor. Yani, benim emirlerimi, bildiriniz, öğretiniz diyor ve (Nehy-i
anil-münker) emrediyor. Yani, yasak ettiğim haramları
bildiriniz ve yapılmasına râzı olmayınız, diyor. Peygamberimiz “sallallahü
aleyhi ve sellem” buyuruyor ki:
(Birbirinize
Müslümânlığı öğretiniz. Emr-i ma’rûfu bırakır iseniz, Allahü teâlâ, en kötünüzü
başınıza musallat eder ve dualarınızı kabûl etmez.)
Gözümüzün nuru olan evlâtlarımız, ana baba elinde bir emânettir.
Çocukların temiz kalpleri kıymetli bir cevher gibidir. Mum gibi, her şekli
alabilir. Küçük iken, hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz
toprağa hangi tohum ekilirse, onun meyvesi hâsıl olur. Çocuklara îmân, Kur’ân
ve Allahü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünya
saâdetine ererler.
Tahrîm sûresi altıncı âyet-i kerîmesinde meâlen buyuruldu ki:
(Kendinizi
ve evlerinizde ve emirlerinizde olanları ateşten koruyunuz!). Bir
babanın, evlâdını Cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden korumasından
daha mühimdir. Cehennem ateşinden korumak da, îmânı ve farzları ve haramları
öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve dinsiz, ahlâksız arkadaşlardan korumakla
olur. Bütün fenalıkların başı, fena arkadaştır. Her Müslümanın birinci
vazîfesi, evlâdına İslâmiyeti ve Kur’ân-ı kerîmi öğretmektir. Evlât, büyük
nîmettir. Nîmetin kıymeti bilinmezse, elden gider. Bunun için (Pedagoji),
yani çocuk terbiyesi, İslâm dîninde çok kıymetli bir ilimdir.
İslâm dînine karşı olanlar da, bu mühim noktayı anladıkları
içindir ki, asrımızın en tehlikeli dinsizlik ocağı olan mason ve komünistler, "Gençliğin
ele alınması birinci hedefimizdir. Çocukları dinsiz olarak yetiştirmeliyiz) diyorlar...
O hâlde, Müslümanlar din câhillerinin hîlelerine, yalanlarına
aldanmamalı, onların okşayıcı, aldatıcı, yardımsever sözlerine inanmamalıdır.


