Kazâya kalmış namazlar -2-
28/04/2026 Salı Köşe yazarı R.A
Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi,
vaktinde kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında
bildirilmiştir.
İbn-i Teymiye ve Selefîler, “Vaktinde kılınmayan namazları kazâ etmek
gerekmez, tevbe etmek yeterli olur” diyorlar. Namazları
kazâ etmek gerekmez mi? şeklinde bir suâl vârid oluyor.
Evet, İbn-i Teymiye, “Özürlü ve özürsüz terk edilen namazları
kazâ etmek gerekmez” diyor. (Mecmûl-Fetâvâ, c. 12
, s. 106.)
İbn-i Teymiye’nin sözü dinde senet değildir. Zâten birçok yanlış
inancı yüzünden, İslâm mahkemeleri, onu hapse mahkûm etmişlerdir. “Vaktinde
kılınmayan namazları kazâ etmek gerekmez” demek, dîni yıkmak olur. O zaman
kimse namaz kılmaz, zekât vermez, hacca gitmez, oruç tutmaz, sonunda da, “Tevbe
edince oluyormuş” der.
Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi, vaktinde
kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında
bildirilmiştir.
Bu konuda, Sevgili Peygamberimizin birkaç hadîs-i şerîfinin
meâllerini arz edelim:
“Uyuyarak
veya unutarak bir namazı kılamayan, hâtırlayınca kılsın.” [Buhârî,
Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî]
“Bir
namazı vaktinde kılmayı unutan, hâtırlayınca kılsın. Unutulan namazın bundan
başka keffâreti yoktur.” [Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî]
“Farzı
unutan, imâmla daha sonraki bir namazı kılarken hâtırlasa, o namazını imâmla
kılmaya devâm etsin; namazdan sonra, unuttuğunu kazâ etsin. Sonra imâmla
kıldığını da iâde etsin.” [Taberânî, Hatîb]
“Farz
namaz borcu olanın nâfile kılması, doğumu yaklaşmışken, çocuğunu düşüren
hâmileye benzer. Artık bu kadına, hâmile de denmez, ana da denilmez. Bu kimse
de böyle olup, farz namazlarını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile
namazlarını kabûl etmez.” [Zahire-i Fıkh, Fütûhul-gayb, m.
48]
Unutup da kılınmayan namaz kazâ edilince, kasten kılınmayan
namaz, niye kazâ edilmesin ki? Unutunca namaz affolmadığına göre, terk
edilince, nasıl kazâ etmeden affolur ki?
Fıkıh kitaplarının birkaçından da bazı nakiller yapalım:
1- Farz
namazı, özürsüz vaktinden sonra kılmak, büyük günâhtır. Bu günâh, yalnız kazâ
edince affolmaz. Kazâ ettikten sonra, ayrıca tevbe veya haccetmek de gerekir.
Kazâ edince, yalnız namazı kılmamak günâhı affolur. Kazâ kılmadan, tevbe
edilince, terk günâhı affolmadığı gibi, tehîr günâhı da affolmaz, çünkü
tevbenin kabûl olması için, günâhı terk etmek şarttır. (ed-Dürrül-muhtâr)
2- Unutarak
veya kasten kazâya kalan namazı kazâ etmek farzdır. (Fetâvâ-yı
Hindiyye)
3- Özürlü
veya özürsüz kazâya kalan farz namazları, hemen kazâ etmek farzdır. (Mezâhib-i
Erbaa)
4- Özürlü
ve özürsüz olarak namazı terk edenin, bunun farzını kazâ etmesi şarttır. (Halebî)
5- Farzlara
önem verip tembellikle yapmayan kimse mürted olmaz. Îmânı gitmez, fakat bir
farzı yapmayan Müslüman, iki büyük günâha girer: a- O farzın vaktini
ibâdetsiz geçirmek yani farzı geciktirmek günâhı. Bunun affolması için tevbe
etmek gerekir. b- Bu farzı yapmamak
günâhı. Bu büyük günâhın affolması için, bu farzı hemen kazâ etmek lâzımdır.
Kazâyı geciktirmek de, ayrıca büyük günâh olur. (Berîka)


