“Yeryüzü iki kimseye çok hayret eder!"
29/04/2026 Çarşamba Köşe yazarı V.T
Yeryüzü; ölümden gâfil olana ve bir karış
toprak için kardeşi ile hasım olana çok şaşar!
Ebû Abdullah Nişaburî hazretleri evliyânın büyüklerindendir.
Horasan’da Nişabur'da doğdu. 848 (H.234) senesinde vefât etti. Süfyân bin
Uyeyne, Yahyâ bin Muâz ve başka gönül sultanı ehil zâtların sohbetlerinde
bulunarak ilim öğrenip olgunlaştı.
Kendisine, sâlihâ kadından suâl edilince, buyurdu ki: "Beş
vakit namazını kılan, efendisine (kocasına) itâat eden, her işinde Allahü
teâlânın rızâsını gözeten, insanları gıybetle çekiştirip dedikodu yapmaktan,
koğuculuktan dilini koruyan, kanâat sâhibi olup dünyâ malına meyletmeyen ve
musîbetlere karşı sabreden bir kadın, hakîkaten çok iyi bir kadındır."
Gıybet hakkında sorulduğunda; "Bana kim düşmanlık yapıyor,
kim beni gıybet ediyor ve hakkımda kötü söylüyor, keşke bilsem de ona altın ve
gümüş göndersem. Benim işimde çalışarak kazandığı sevapları benim defterime
geçirdiğine göre benim paramdan harcasın" buyurdu.
Gönlü dünyâya bağlamamak hakkında da; "Dünyânın sizi
kandırıp evvelkileri düşürdüğü belâya sizi de düşürmemesi için izzet ve celâl
sâhibi Allahü teâlâdan gücünüz yettiği kadar korkun. Bildiğinizle amel edin ve
dikkatli olun" buyurdu.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
"Bizlere ne kadar şaşılır ve hayret edilir ki, gölge
denilince hemen güneşin varlığı aklımıza gelir de, cennet denilince akla
cehennemin geleceği, ondan korunmak çâreleri düşünülmez ve ondan gâfil
oluruz."
"Bir kimsenin, evlenip kırk yaşına geldiği, saçına ak
düştüğü, hacca gidip Beytullah'ı ziyâret ettiği hâlde, hâlâ aklını başına
toplamaması, vakitlerini oyun ve günah olan şeylerle geçirmesi ne kadar
çirkindir."
“Yeryüzü iki sınıf kimseye çok hayret eder. Birisi, ölümden
gâfil olarak, yatağını, karyolasını süsleyip uykuya yatandır. Yeryüzü kendi hâl
lisanı ile o kimseye; 'Ey insan! Şu nâzik bedenin, yataksız olarak arada bir
perde bulunmadan, bende uzun müddet kalacak ve çürüyecek. Bunu niçin
düşünmüyorsun?' der. Yeryüzünün kendisine hayret ettiği ikinci kimse de, ufak
bir arâzi parçası yüzünden kardeşi ile hasım olan kimsedir. Yeryüzü, kendi hâl
lisanı ile o kimseye; 'Ey insan! Münâkaşasını yaptığınız bu yerin sizden önceki
sâhiplerinin nerede olduklarını hiç düşündünüz mü?' der."


