Akrabâyı ziyaretin önemi
02/06/2026 Salı Köşe yazarı R.A
Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan
akrabâyı ziyâreti emrediyor. Kendilerinden zarar gelecek günâhkâr akrabâdan
uzak durmak gerekir.
Müslümân
olan ve dîne uygun yaşayan akrabâyı, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyâret
etmeli, kırk günü geçirmemelidir.
Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla veya haber göndererek
gönlünü almalıdır. Dargın olsa da ziyâreti ve gönlünü almayı ihmâl etmemelidir.
Akrabâsı gelmezse, cevâp vermezse de, giderek veya hediye, selâm
göndererek, yahut mektup ile, telefon ile yoklamaktan vazgeçmemelidir. Allahü
teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Bunun tersi
olanları, ziyâret etmeyi emretmiyor. Hele kendilerinden zarar gelecek fâsık,
günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir.
Dargın olana, üç günden önce gidip barışmak, daha iyidir. Güçlük
olmaması için, üç gün izin verilmiştir. Daha sonra günâh başlar ve gün geçtikçe
artar. Günâhın artması, barışıncaya kadar devâm eder. Hadîs-i şerîfte, “Sana
darılana git, barış. Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana da iyilik et” buyuruldu.
(İbn-i Ebid-dünyâ)
Üç günden fazla dargın duran kimse, şefâat olunmazsa,
affolunmazsa, Cehennemde azap görecektir. Günâh işleyene, ona nasîhat olmak
niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur.
Birbirine dargın olanları barıştırmak gerekir. Hadîs-i şerîfte, “Hastanın
hâlini sormak için 2 km git, küs olan kimseleri barıştırmak için 4 km, bir dîn
kardeşini ziyâret etmek ve ilim adamından bir mesele öğrenmek için de 6 km
git” buyuruldu.
Hazret-i Mûsâ, “Yâ Rabbî, dargın olanları barıştırana ne ecir
verirsin?” diye sordu. Hak teâlâ, “Kıyâmet
gününde selâmet verir, korktuğu şeylerden emîn eder, umduğu şeylerle
şereflendiririm” buyurdu.
Dargın olanların, bayramı veya başka bir günü beklemeyip, hemen
barışmaları gerekir.
Dinimizde
küs durmak câiz mi, Müslümân bir arkadaş benimle konuşmuyor. O benimle
konuşmadığı için günâha sadece o mu giriyor, ben de günâha giriyor muyum?
Dinimizde küsmek, dargın durmak câiz değildir, günâhtır. Üç
günden fazla dargın duran kimse, şefâat olunmazsa, affolunmazsa, Cehennemde
azap görecektir. Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur ki:
“Bir
müminin, dîn kardeşiyle üç günden çok dargın durması câiz değildir. Üç gün
geçtikten sonra, onunla karşılaşırsa, ona selâm verip hâtırını sormalıdır. O
kimse, selâmını almazsa günâha girer. Selâm veren de, küs durma mes’ûliyetinden
kurtulmuş olur.” [Ebû Dâvûd]
“Müslümânla
alâkayı kesmek, onun kanını dökmek gibidir.” [Ebû
Nuaym]
Bir de küs durmanın sebebi nedir? Bu önemlidir. Alacak verecek
meselesi midir, para meselesi mi? İtibâr meselesi mi? Konuşmaz, ama kin
gitmezse, küs duranların günâhını yüklenmez. Nefret etmemek şartı ile, ondan
zarar gelir diye konuşmazsa, küs durma günâhına girmez.
Günâh işleyene, büyüklük taslayana, kendini beğenene, sizinle
alay edene nasîhat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için
darılmak olur. Hâlini düzelt demek olur.


