"Kendini hiç kimseden faziletli zannetme"
03/06/2026 Çarşamba Köşe yazarı V.T
"Oğlum! Selâmeti, kurtuluşu istikâmet ve
doğruluktan başka bir şeyde arama..."
Şeyh Zâhid bin Süleymân hazretleri büyük velîlerdendir. 1417
(H.820) senesinde Mısır’da vefât etti. Zamanındaki büyük âlim ve velilerin
sohbetlerinde kısa zamanda yetişerek kemâle geldi. Çok kerâmetleri görüldü.
Vefat etmeden evvel oğluna şu nasihati yaptı:
Oğlum! Selâmeti, kurtuluşu istikâmet ve doğruluktan başka bir şeyde, Allahü
teâlânın rızâsına kavuşmayı Resûlullah efendimize tâbi olmak, ona uymaktan
başka bir yolda arama. Kendini hiç kimseden faziletli, üstün zannetme. Birisi
senin hakkında nemmâmlık, koğuculuk ve hasetçilik yaparsa, ona mâni olmak için
kendini zahmete sokma, onun işini Allahü teâlâya bırak. Çünkü bu yolda öyle
Allah adamları vardır ki, Allahü teâlânın izni ile fitne fesat sebebini göz
açıp kapayıncaya kadar söküp atarlar...
Sen kıymetli ömrünü Resûlullah Efendimizin sünnet-i seniyyesine
uymakla geçir. Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmekte kınayanın
kınamasından korkma. İbâdet ve tâatin güçlüklerine karşılık ecir ve sevâba
kavuşacağını düşünerek sabır ve tahammül et, nefsini dâimâ hesâba çek.
Vakitlerini dînin emirlerine uymakla kıymetlendir. Çok önemli olan vakit
sermayeni kıymetlendirmeye gayret eyle. Çünkü geçen zaman bir daha geri gelmez.
Yarına çıkıp çıkamayacağın ise belli olmadığından yarını beklemek, yarın
yaparım demek, üzüntü ve pişmanlığa yol açar. O hâlde sakın sakın elinde
bulunan vaktini mâlâyâni, dünya ve âhirete faydası olmayan Allahü teâlânın râzı
olmadığı, beğenmediği şeyler ile zâyi etme. İçinde bulunduğun anda Allahü
teâlânın râzı olduğu beğendiği şeylere sarıl...
Tevâzu ve alçak gönüllülükte toprak gibi, başkasına fayda
vermekde meyveli ağaç gibi, cömertlikte akan nehir gibi, ihsân ve iyilik
yapmakta deniz gibi, mâlâyâni, faydasız şeyleri konuşmamakta, sükût ve susmakda
cansız varlıklar gibi, ayıpları örtmekte karanlık gece gibi olmaya çalış...
Kalbin görmemesi, kalb katılığından hasıl olacağından, dâimâ
günahların için ağlayıp sızla, âh et. Nazargâh-ı ilâhî olan kalbi, haramlara ve
Allahü teâlânın yasak ettiği şeylere yöneltmekten sakın. Akrabâyı ziyâret ve
onlara iyilik etmeyi ihmâl etme. Âhiret kardeşlerini, iyi arkadaşlarını
arttırmaya çalış. Her zaman onlarla sohbet lâzımdır. Evliyânın büyükleri;
"Allahü teâlâ ile beraber olunuz. Buna gücünüz yetmezse, Allahü teâlâ ile
beraber olanlarla olunuz ki, sizi Allahü teâlâya kavuştursunlar"
buyurmuşlardır.


