“Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur"
28/01/2026 Çarşamba Köşe yazarı V.T
“Bâtın ilmi, Allahü teâlânın sırlarından bir
sır ve O’nun hikmetinden bir hikmettir ki, onu, evliyâ kullarından dilediğine
verir.”
Huccetül-İslam Hattâbî hazretleri hadîs âlimidir. Hadîs ilminde
huccet (üçyüzbin hadîs-i şerîf bilen) idi. Miladi 931 senesinde Afganistan’da
Büst şehrinde doğdu. Mekke, Basra, Bağdâd ve daha başka İslâm şehirlerinde ilim
tahsil etti. Çeşitli ilimler hakkında eserler telîf etmiş ve meşhûr hadîs,
kitaplarından İmâm-ı Buhârî’nin Sahih’ine, Ebî Davud’un Sünen’ine şerh
yazmıştır. 998 yılında Büst’te vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden
bazıları:
Muâz bin Cebel’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i
şerîfte, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) “Kimde şu üç haslet
varsa, o, dînin kendileri sebebiyle ayakta durduğu ebdâlden olur. İlki, Allahü
teâlânın kazasına rızâ göstermek, ikincisi, Allahü teâlânın haram kıldığı
şeyleri yapmama husûsunda sabır. Üçüncüsü, Allahü teâlâ için kızmaktır”
buyurdu.
Hasen bin Ali’nin (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîf
ise, “Bâtın ilmi, Allahü teâlânın sırlarından bir sır ve O’nun hikmetinden bir
hikmettir ki, onu, evliyâ kullarından dilediğine verir” buyurdu.
Ubâde bin Sâmit’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i
şerîfte de “Bu ümmette, her zaman otuz kimse bulunur. Her biri İbrâhim
aleyhisselâm gibi bereketlidir” buyurdular.
Abdullah bin Ömer’in (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i
şerîfte, Peygamber Efendimiz, “Ümmetimde, her yüz senede iyiler bulunur. Bunlar
beşyüz kişidir. Kırkı Ebdâl’dir. Bunlar her memlekette bulunurlar” buyurdu.
Eshâb-ı Kirâm “Yâ Resûlallah! Bize onların amellerini bildirin” dediklerinde,
Resûlullah “Onlar kendilerine zulmedenleri affederler. Kendilerine kötülük
yapanlara iyilik ederler. Allahü teâlânın kendilerine verdiği şeylerle
başkalarına yardım ederler” buyurdu. Abdullah bin Ömer bu hadîs-i şerîfi
açıklarken buyurdu ki: “Kur’ân-ı kerîmde Allahü teâlâ bu husûsu meâlen şöyle
beyân buyurmaktadır “(O takvâ sahipleri) varlıkta da yoklukta da infâk edenler,
öfkelerini yutanlar, (zarar gördükleri kimselere karşı muktedir oldukları hâlde
intikama kalkışmayanlar), insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da
iyilik edenleri sever.” (Âl-i İmrân-134)
“Kim kardeşinin ihtiyâcını görmek için yürürse, onun için on
sene itikâftan daha hayırlıdır. Kim bir gün Allahü teâlânın rızâsı için itikâf
ederse; Allahü teâlâ, onunla Cehennem ateşi arasında üç hendek kor. Her bir
hendek iki ufuk arasından daha geniştir.”


