Bir kadın boşandıktan veya kocası öldükten sonra belli bir müddet evlenmeden beklemesi gerekir mi? Bu iddet müddetinde evden dışarı çıkabilir mi? İddet müddeti içinde nikah yapılabilir mi?

İddet müddeti beklemek

CEVAP
Bâin talâk ve ölüm iddetinde, kadın süslenmez ve koku sürünmez. 
İddet müddeti içinde kadın evlenemez. Hatta kadını nikahlamaya talip olunmaz. 

Talak iddetinde, iddet bitinceye kadar nafakasını alır. Ama gece ve gündüz evden çıkmaz. Evden çıkarsa nafaka alamaz. 

Ölüm iddetinde, nafaka verilmez. Ama kadın, kocasının evinde iddet bekler. Çünkü kadın iddet müddeti bitinceye kadar, ölen kocasının hanımı sayılır. 

İddet bitmeden de kimse ile evlenemez. 
Ölüm iddeti dört ay on gündür.

Hayz görmeyen kadın, boşanınca üç ay iddet bekler. 
Hayz görüyorsa, ilk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar beklemesi gerekir. 

Sual: 20 yıl önce Almanya’ya gidip hiç gelmeyen erkek, orada ölüyor. Türkiye’deki hanımı iddet beklemeden evlenebilir mi?
CEVAP
İddet beklemeden evlenemez. 

Halvet olmuşsa
Sual: 
Dini nikâhları varken, vaty olmayıp sadece halvet olmuş kadın boşanınca, iddet beklemesi gerekir mi?
CEVAP
Evet, iddet beklemesi gerekir; çünkü S. Ebediyye’de, (İddet, vaty veya halvet olunmuş zevcenin yeniden evlenmesi haram olan zamandır) deniyor.

İddet beklemek
Sual: Almanya’da yaşayan bir kimse, üç beş yıldır yanına gitmediği Türkiye’deki yaşlı hanımını boşasa veya kendisi ölse, hayızdan kesilen bu kadının, hamile olma durumu olmadığına göre, yine iddet beklemesi gerekir mi?
CEVAP
Evet, yine gerekir. İddet beklemenin yaşla ve hamile olmamakla ilgisi yoktur. Dinimizin emri öyledir. Dinî emirleri mantığımıza vurmak çok yanlıştır. Çünkü bizim mantığımıza uygun gelmeyen şeyler olabilir. Mantığımıza uygun gelmedi diye o emri beğenmezsek, dinimizi beğenmemiş oluruz. Bu da küfür olur.

İddet müddeti, Hanefî ve Hanbelî’de, ilk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar olan zamandır. Şâfiî ve Mâlikî'de, üç temizlik geçinceye kadardır. Hayz görmeyen kadın, talak için üç ay, ölüm için dört ay on gün iddet bekler. (S. Ebediyye)