Resûlullah'ın şeref ve fazileti -2-

03/11/2020 Salı Köşe yazarı R.A

Resûlullah Efendimiz, insanların olduğu gibi, cinnîlerin de Peygamberidir. Kur’ân-ı kerimde “Âlemlere uyarıcı olması için...” buyuruluyor.

 

 

Evvelâ Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm, Kureyş kabîlesi gibi asîl bir kabîleden yaratılmış, aslı neslî belli bir zâttır.

2. olarak, Nebî seçilmesi (Kur’ân-ı kerîmde Nebî kelimesi 43 defa, Nebiyyen 9, Nebiyyühüm 2, en-Nebiyyûn 3, en-Nebiyyîn 13, el-Enbiyâ 5 ve en-Nübüvve 5 defa zikredilmektedir) ve vahye muhatap kılınması (yine Kur’ân-ı kerîmde Evhâ 8, evhaytü 1, evhaynâ 24, nûhî 4, nûhîhi 2, nûhîhâ 1, le-yûhûne 1, yûhî 4, fe-yûhıye 1, ûhıye 11, yûhâ 14, vahyün 2, vahyen 1, vahyinâ 2, vahyühû 1 defa geçmektedir), Cenâb-ı Hakk’ın ona husûsî ihsânıdır. Kur’ân-ı kerimde, “Allah, risâletini kime vereceğini en iyi bilendir” buyurulmuştur.

3. olarak, Resûl yapılması (Resûlle ilgili Kur’ân-ı kerimde geçen bütün kelimeleri burada zikretmeyelim, ama sâdece şunu belirtelim ki erselnâ 58, resûl 116, resûlen 24, resûleküm 2, resûlünâ 4, resûlühû 84, erselnâke=seni resûl olarak gönderdik kelimesi de 13 defa zikredilmiştir), onun üstünlüğünün delîllerinden biridir. “O resûllerden bazılarını diğer bazılarından üstün kıldık” âyet-i kerimesi var.

4. olarak,  Ülül-azm Peygamberlerden yapılması (Ahkâf 35) ve Hâtemül-Enbiyâ ver-Rusül kılınması (Ahzâb 40) bütün üstünlüklerin üstündedir. Yine Resûlüs-sekaleyn yapılması, onun için çok büyük bir lutuftur. Bunda, bütün İslâm âlimlerinin ittifâkı vardır.

Resûlullah Efendimiz, insanların olduğu gibi, cinnîlerin de Peygamberidir. Kur’ân-ı kerimde, “Âlemlere uyarıcı olması için...” buyuruluyor. (Furkân, 1)

Bütün müfessirler, "Bütün âlemlere" ifâdesine, cin tâifesi de dâhildir” buyuruyorlar. Cenâb-ı Hak, Ahkâf sûresinde meâlen buyurmuştur ki: “Kur’ânı dinleyecek cinnîlerden bir takımını sana yöneltmiştik. Onlar, Kur’ânı dinlemeye hâzır olunca, birbirlerine susun dediler. Kur’ânın okunması bitince, her biri birer uyarıcı olarak milletlerine döndükleri zaman dediler ki: (Ey kavmimiz, biz Mûsâ'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan, gerçeği ve doğru yolu gösteren bir kitap dinledik. Hepiniz, Allah'ın davetçisine [Muhammed aleyhisselâma] uyun ve Ona îmân edin ki, Allah da günâhlarınızı bağışlayıp sizi acı bir azaptan korusun.)" [Ahkâf, 29- 31]

Âlem, Allah'tan başka her şeye, her mahlûka denir. Bunun için birçok âlim, Peygamber Efendimizin meleklere de gönderildiğini söylemişlerdir.

Bütün zamanlara, mekânlara, insanlara (Sebe’ 28), cinnîlere ve mahlûkâtın hepsine, bütün âlemlere Peygamber yapılması “De ki, ey insanlar, ben, Allah’ın hepiniz için gönderdiği Resûlüyüm” [A’râf, 158] ve rahmet kılınması “Biz, seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” [Enbiyâ 107], İslâm dîni gibi en üstün dînin kendisine verilmesi “Bütün dînlerden üstün kılmak üzere, Resûlünü hidâyet ve hak dîn ile gönderen O’dur” (Feth 28);  Âl-i Imrân 19, 85; Mâide 3), Kur’ân-ı kerîm gibi kitapların en üstününün ona gönderilmesiEshâb-ı kirâm gibi en hayırlı ümmetin ona tahsîs edilmesi husûsları da (Bakara 143, Âl-i Imrân 110), başkalarının ulaşamıyacakları çok yüksek rütbelerdir.