Yaratılanlar, rastgele yaratılmamıştır!

08/07/2020 Çarşamba Köşe yazarı O.Ü

İnsanın yaratılışındaki ahenk ve nizam, insanı hayrette bırakıyor!..

 

Sual: Bu kâinatta yaratılan, canlı, cansız her şey rastgele, tesadüfen var olmuş diyenler var, bunlara ne demelidir?

Cevap: Dünyanın her yerinde ayrı ayrı manzaralar var. İnsan, bunlara bakmaya doyamıyor. Bütün bunlar kendi kendisine mi var olmuştur? Her varlık, hep hesaplı ve düzenli, sanki her şey aynı bir makineden çıkmış gibidir. Bunların hepsi hatta her şey fizik, kimya, biyoloji, astronomi kanunlarına bağlıdır. Hele, insanın yaratılışındaki ahenk ve nizam, insanı hayrette bırakıyor. İçimizdeki organların, bir makinenin parçaları gibi, birlikte çalışması, anlayanları hayran bırakmaktadır. Meşhur İngiliz maymun nazariyesinin sahibi Darwin bile;

“Gözün yapısındaki intizamı, incelikleri düşündükçe, hayretten tepem atacak gibi oluyor” demiştir.

Bütün varlıklar, birbirlerine değişmez kanunlarla bağlı. Din sahipleri, bunları yaratan, bilen, bir Hâlık, yaratıcı var diyor. Hiçbir dîne inanmayanlar ise, her şey rastgele, tesadüfle var olmuş diyor. Yaratıcı, Peygamberleri ile haber de gönderiyor.

(Her şeyi ben yarattım. Hepinizin sahibi benim. Bana inanırsanız, sizi Cennetime koyacağım. Sayısız nimetler vereceğim. Sonsuz zevk ve saadet içinde yaşayacaksınız. Peygamberlerime inanmayanlara Cehennemde sonsuz azap edeceğim) diyor.

Cennet ve Cehennem yok ise, Peygamberlere inanmış olanlar, aldanmış ise, bunlar hiç zarar görmeyecek. Fakat Peygamberlerin sözleri doğru olduğundan, bunlara inanmayanlar ve bunların sözlerini değiştirenler, sonsuz azap görecektir.

           ***

Sual: İlk Müslümanlar olan Eshab-ı kiram, kitap yazmamışlar, vakitleri olmadığı için yazamamışlar. Peki ne zamandan itibaren bidat fırkaları meydana çıkmıştır?

Cevap: Ehl-i sünnet âlimleri, bütün bilgilerini Eshab-ı kiramdan öğrendiler. Eshab-ı kiram da, Resulullah efendimizden aldılar. Eshab-ı kiram, İslamiyeti bildirmek için, uzak memleketlere dağıldılar. Bunun için, kitap yazmaya vakit bulamadılar. Hicri ikiyüz senesinden sonra gelen âlimler arasında, din bilgilerine kendi görüşlerini, zamanlarındaki fen bilgilerini ve eski filozofların sözlerini karıştıranlar oldu. Böylece, yetmişiki bozuk Bidat fırkası meydana geldi. Bidat fırkalarının zuhur etmesinde, meydana çıkmasında Yahudilerin ve İngilizlerin çok tesiri olmuştur.