Âlemlerin hepsini de Allahü teâlâ yarattı

23/09/2020 Çarşamba Köşe yazarı V.T

Allahü teâlâdan başka olan her şeye, (Mâ-sivâ) veya (Âlem) denir.

 

Ebû Bekr Muhammed el-Meâfirî hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 468'de (m. 1076) Endülüs’te (İspanya) İşbîliye'de (Sevilla) doğdu. Erken yaşta hıfzını, kırâat-i aşereyi tamamladı. Sonra Kurtuba'ya (Cordoba) giderek Mâliki fıkıh âlimlerinden ilim tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 543 (m. 1148)’de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İslâm âlimleri buyurdu ki: Mükellef olan, yâni âkıl ve bâliğ olan, kadın, erkek her Müslümanın, Allahü teâlânın sıfat-ı zatiyyesini ve sıfat-ı sübûtiyyesini, doğru bilmesi ve inanması lâzımdır. Herkese ilk farz olan şey budur. Bilmemek özür olmaz. Bilmemek günah olur. Allahü teâlânın (Sıfat-ı zâtiyye)si altıdır. Bunlar: Vücûd, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ü lil-havâdis ve Kıyâm-ü bi-nefsihî'dir...

Vücûd, kendiliğinden var olmak demektir. Kıdem, varlığının öncesi, başlangıcı olmamaktır. Bekâ, varlığı sonsuz olmaktır, hiç yok olmamaktır. Vahdâniyyet, hiçbir bakımdan şerîki, nazîri, benzeri olmamaktır. Muhâlefet-ü lil-havâdis, hiçbir şeyinde, hiçbir mahlûka, hiçbir bakımdan benzemez demektir. Kıyâm-ü bi-nefsihî, varlığı kendindendir, hep var olması için, hiçbir şeye muhtaç değildir, demektir... Bu altı sıfatın hiçbiri, mahlûkların hiçbirinde yoktur. Bunların, mahlûklara hiçbir sûrette teallukları, bağlantıları da yoktur. Bazı âlimler, Vahdâniyyet ve Muhâlefet-ü lil-havâdisin aynı olduklarını söyleyerek, (sıfat-ı zâtiyye beştir) demişlerdir...

Allahü teâlâdan başka olan her şeye, (Mâ-sivâ) veya (Âlem) denir. Âlemlerin hepsi yok idi. Hepsini Allahü teâlâ yarattı. Âlemlerin hepsi, mümkindir ve hâdistir. Yâni, yok iken var olabilir ve var iken yok olabilirler ve yok iken var olmuşlardır. (Allahü teâlâ var idi. Hiçbir şey yok idi) hadis-i şerifi, bunu bildirmektedir... 

Âlemin hâdis olduğunu gösteren ikinci bir delîl de, âlemin her zaman bozularak değişmesidir. Her şey değişmektedir. Kadîm olan şey ise, hiç değişmez. Allahü teâlânın zatı [yâni kendisi] ve sıfatları böyledir. Bunlar hiç değişmez. Âlemlerin böyle değişmeleri, birbirlerinden hâsıl olmaları, sonsuzdan gelemez. Bir başlangıcı olması, yoktan var edilmiş olan ilk maddelerden hâsıl olmaları lâzımdır. Âlemin mümkün olduğuna, yâni yok iken var olabileceğine başka bir delîl de, âlemin hâdis olmasıdır. Yâni, her şeyin yok iken var olmalarıdır.