"Otuz seneden beri böyle namaz kılarım"

23/10/2020 Cuma Köşe yazarı A.D

Bir kimse, evliyânın büyüklerinden Hâtim-i Esâm hazretlerinin huzuruna gelerek; "Yâ Hâtim, namazı nasıl kılarsın?" diye sordu.

 

 

Hâtim-i Esâm hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Asıl adı "Hâtim bin Ünvan bin Yûsuf el-Esâm"dır. Belh şehrinde doğmuştur. Şakîk-i Belhî hazretlerinin talebesi, Ahmed-i Hadraveyh hazretlerinin de hocasıdır. 237 (m. 852) senesinde vefât etmiştir. Kendisine "Esâm" (duymaz) denilmesinin sebebi şöyle anlatılır: 

Bir kimse onunla konuşurken kazayla yellenir. Hâtim-i Esâm o şahıs utanmasın diye "Yüksek sesle konuş, kulaklarım iyi duymuyor" der. İşte bu hasleti sebebiyle ona "Esâm" denilmiştir.

         ***

Bir kimse, Hâtim-i Esâm hazretlerinin huzuruna gelerek;

- Yâ Hâtim, namazı nasıl kılarsın? diye sordu.

Hâtim-i Esâm hazretleri şöyle cevap verdi:

- Namaz vakti gelince kalkıp hem zâhiren hem bâtınen abdest alırım.

- Bu abdest nasıl alınır?

- Zâhirî abdestte, abdest âzâlarımı bildirilen şekilde su ile yıkarım. Bâtınî abdestte ise, âzâlarımı, tevbe, pişmanlık ile dünya ve baş olma sevgisini, mahlukun övmesini, kin ve hasedi terk ederek yıkarım. Sonra Kâbe'yi gözümün önüne getirir, Allahü teâlânın beni gördüğünü düşünürüm. Cennetin sağımda, Cehennemin solumda, Azrâil aleyhisselâmın arkamda olduğunu ve sanki Sırat köprüsünde olduğumu, kıldığım bu namazın son namazım olduğunu kabul ederim. Sonra niyet eder tekbîr alırım. Namazda okurken tefekkür ederek okurum. Tevâzu ile rükûa giderim. Yalvarma yakarma hâlinde secde yaparım. Ümid ile teşehhüde otururum. İhlâs ile selâm veririm. İşte otuz seneden beri kıldığım namazlarım böyledir.

       ***

Hâtim-i Esâm israf konusunda çok titiz idi. İlim sahibi bir zatın çok israf ettiğini duydu. Onun evine giderek "Ben Acemli bir kimseyim, bana dînimi öğret" dedi. "Önce ne öğrenmek istiyorsun?" diye sorunca, Hâtim-i Esâm "Bana önce abdest almayı öğret" dedi...

O zât bütün uzuvlarını sırayla ve üç defa yıkadı. Abdesti tamamlayınca ona "Ben senin huzurunda bir abdest alayım da, benim yanlışlarımı düzelt" dedi. Hâtim-i Esâm abdest alırken kollarına gelince dörder defa yıkadı. Bunun üzerine o zât "Suyu israf ettin" deyince, Hâtim-i Esâm "Ben nerede israf ettim?" dedi. O zât da "Kolunu üç kere yıkayacağın yerde dört defa yıkadın" dedi. Hâtim-i Esâm da "Ben bir avuç suyu israf ettim. Sen ise çok ve güzel şeyleri israf ediyorsun" dedi...

O zât anladı ki; Hâtim-i Esâm dînî bilgi öğrenmeye değil, ders vermeye gelmiş! Evine girdi ve kırk gün kimsenin yüzüne bakamadı...

Hatim-i Esâm hazretlerinin hikmetli sözleri pek çoktur. Bir gün buyurdu ki:

"Nefsinden dört şey iste: Riyasız olarak iyi bir iş yapmayı, tamahsız olarak almayı, başa kakmadan vermeyi, cimrilik yapmadan yardım etmeyi."