"Âhiret yolculuğuna her ân hazır ol!.."

24/06/2020 Çarşamba Köşe yazarı V.T

"Uzun emel sahibi olma. Uzun emel senden öncekilerin helakine sebep oldu."

 

Bîvücûdî Tâlib Efendi, Celvetî tarikatının büyüklerinden âlim bir zat olup Divitçi Şeyh Mustafa Efendi'nin oğludur. 1097 (m.1685)'de Üsküdar’da vefat ederek Şeyh Camii'nin avlusunda pederinin yanına defnedilmiştir. “Gülşen-i Esrar” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Muhammed bin Ka’b buyurdu ki: “Allahü teâlâ bir kulu hakkında hayır murâd edince, onu dünyâya karşı zâhid yapar. Dinde fakîh kılar ve ona kendi ayıplarını görmeyi nasip eder.”

Râbi’a-i Adviyye buyurdu ki: “İnsanlar, kalplerini dünyâ sevgisi sebebiyle Allahü teâlâdan alıkoydular. Eğer, dünyâ sevgisini kalplerinden atabilselerdi, melekût âleminde dolaşırlardı.”

Ahmed bin Hâlid Acurî şöyle anlattı: “Hakîmlerden birisine; 'Ahmaklığın en ileri derecesi nedir?' diye sorulunca; 'Kötü kimselerin yaptıklarını yaparak iyilerin derecelerine kavuşmayı istemek, doğru yolda olanlara kızıp bâtıl yolda olanı sevmektir' diye cevap verdi. 'Cehâletin alâmeti nedir?' diye sorulunca 'Zenginliği sevmek, uzun emel sahibi olmak, dünyâya çok düşkün olmaktır' diye cevap verdi.”

Ahmed bin Kays’a, mürüvvetin ne olduğu sorulunca şöyle cevap verdi: “Mürüvvet; dinde âlim olmak, belâ ve musibetlere sabretmek, gazap zamanında hilm (yumuşaklık) göstermek, gücü yeterken affetmek, ana-babaya iyilik etmektir.”

Bilâl bin Saîd şöyle buyurdu: “Ey ebedî yolun yolcuları! Sizler, yok olmak için yaratılmadınız. Sizler, sâdece bir evden, bir eve göç edersiniz. Nitekim siz, sulblerden rahimlere, buradan dünyâya, dünyâdan kabirlere, kabirlerden mevkıfe, mevkıfden ya ebedî Cennete veya Cehenneme gidersiniz.”

İbn-i Mübârek anlattı: “Ömer bin Abdülazîz’e, en faziletli cihâdın ne olduğu sorulunca; 'Nefsin arzu ve istekleri ile cihâddır' buyurdu."

Hasen bin Hilâl şöyle anlattı: “Hakîmlerden birisi şöyle dedi: Dînin emir ve yasaklarına uyan kimselerle beraber olmak, kalpten günah kirlerini giderir. Mürüvvet sahibi ile oturup kalkmak, iyi ahlâka delâlet eder. Âlimlerle beraber olmak, kalpleri açar. Zamanın dâima değiştiğini bilen, zamana uymaz.”

Muhammed bin Hüseyin anlattı: “Hakîmlerden birisi oğluna şöyle nasihatte bulundu: Ey oğlum! Hayır bir işi geriye atmaktan, sonra yaparım demekten sakın. Çünkü böyle yapmak, o hayır işin yapılmasına mâni olur. Hayır işin zamanı geçince, bir daha geri dönmez. Uzun emel sahibi olmaktan sakın. Çünkü uzun emel senden öncekilerin helakine sebep olmuştur. Âhiret yolculuğuna her ân hazır ol. Sözle ve fiille acele etme.”