Cemaleddin-i Efgani, din düşmanı mı?

26/09/2020 Cumartesi Köşe yazarı O.Ü

Şeyhülislâm Hasan Fehmi Efendi onun kâfir olduğuna fetva verdi.

 

Sual: Bazılarının övdüğü Cemaleddin-i Efgani, bir âlim mi yoksa din düşmanı mıdır?

Cevap: Bu konuda Fâideli Bilgiler isimli kitapta şu bilgiler verilmektedir:

“Cemaleddin-i Efgani, h. 1254’te Afganistan'da doğdu, h.1261’de Kabil'e geldi. On sene kaldı. Felsefe kitapları okudu. Bir aralık, Ruslara Afganistan hakkında casusluk yaptı. Ruslardan çok para aldı. H. 1285’de Mısır'a geldi. Mason oldu. Âli Paşa, bunu İstanbul'a getirdi, vazife verdi. O zaman, İstanbul dârülfünûn, yani üniversite rektörü bulunan ve sadrazam Reşid Paşa tarafından Paris'te yetiştirilmiş olan ve kâfir olduğuna fetva verilen, mason Hasan Tahsin tarafından buna o sene konferanslar verdirildi. Fakat, ulu orta konuşunca, o zamanın Şeyhülislâmı olan Hasan Fehmi Efendi tarafından kâfir olduğuna fetva verildi. Hasan Fehmi Efendi, Osmanlı devletinin 110. Şeyhülislâmı idi. Müderris yani üniversite din bilgileri profesörü oldu. Çeşitli vazifelerde yükseldikten sonra, şeyhülislâm oldu. Sultan Aziz Mısır'a gittiği zaman, hatib efendinin okuduğu hutbeyi bu hazırlamıştı. Mısır âlimleri, ilimdeki kudretini takdir ettiler. İşte bu âlim, ağır basarak, Cemaleddin rezil oldu. Âli Pâşa, bunu İstanbul'dan çıkarmaya mecbur kaldı. Mısırlı Edib İshak'ın Eddürer adındaki kitabında, Cemaleddin'in Mısır'da mason locası başkanı olduğu yazılıdır. Mısrlılara ihtilal fikirleri aşıladı. Mısır Müftüsü Muhammed Abduh ile dost oldu. Reformist düşüncelerini ona aşıladı. Muhammed Abduh bir yazısında;

“Cemaleddin'i görmeden önce, gözüm kör, kulağım sağır, dilim dilsiz imiş” diyor.

Londra'da ve Paris'te, 'dinde reform' diye çok zararlı yazılar yazdı. M. 1886’da İran'a geldi ve rahat durmadı. Zincirlere bağlanarak, 500 süvari ile Osmanlı hududuna bırakıldı. Bağdat'a, Londra'ya gitti. İran aleyhinde yazılar yazdı. Oradan İstanbul'a geldi. Burada da, Behailerle iş birliği yaparak, dini siyasete alet etti. İran'da fesat çıkarmaya uğraştı. Bir sene sonra, çenesinde kanser çıkarak, 1897 yılında öldü. Maçka Kışlası yanında, şeyhler mezarlığına gömüldü. Bir Amerikalı, bu masona mezar yaptırdı. İkinci Cihan Harbi'nden sonra kemikleri Afganistan'a götürüldü. Masonlar, bunun İslam düşmanlığını, ihtilalci ve fesatçı hareketlerini başka türlü yazıyorlar.