"Kötü kadınların iftirasına uğrayasın ey oğul!.."

27/06/2020 Cumartesi Köşe yazarı A.D

Cüreyc isminde bir âbidin yaşlı bir annesi vardı. Kadıncağız bir iş için oğlundan yardım istedi ancak oğlu yapmadı!..

 

Vaktiyle eski kavimlerde, kendini dünyadan tamamen çekip, gece gündüz ibâdet ile meşgul olan Cüreyc isminde bir âbid vardı. Küçük bir ibâdethanesi vardı. Kimseyle ilgilenmez, devamlı burada bulunurdu... Bu âbidin yaşlı bir annesi vardı. Hizmetini görecek kimsesi yoktu. Annesi bir işini görmesi için oğlunun ibâdet ettiği yere gidip içeriye seslendi:

- Oğlum, görülecek bir işim var. Gel de bu işimi görüver.

Oğlu, annesine dönüp bakmadı bile. Zavallı kadıncağız çok üzüldü ve ona şöyle bedduâ etti:

- Ey oğul! Yoldan çıkmış, kötü kadınların iftirasına uğrayasın!

Bu gencin ibâdethânesinin yakınında, yaşıyan kötü bir kadın vardı. O beldenin çobanından hamile kaldı. Kadının bu hâli hemen duyuldu...

Zamanın hükümdarı, konunun araştırılmasını emretti. Yapılan araştırmalarda, kadının kimden hamile kaldığı öğrenilemedi. Hükümdar mecburen kadını huzuruna çağırttı. O da cezalandırılacağından korktuğu için suçu komşusu Cüreyc'in üzerine yıktı.

Bu ifade üzerine, hükümdar bu defa da Cüreyc'i çağırtıp dedi ki:

-Sen bir taraftan âbidlik taslıyor diğer taraftan da zina gibi büyük bir günâh işliyorsun ha! Cezanı çekeceksin!

- Ben böyle bir şey yapmadım. Bana iftira ediliyor!

- Komşun filan kadın, seninle zina ettiğini bildirdi.

Hükümdarın bu sözü üzerine, genç hatasını anladı. Hatırına hemen annesinin yaptığı bedduâ gelmişti. Hükümdara dedi ki:

- Hükümdarım! Bana anneme kadar gitmeye müsaade eder misiniz? Ondan sonra cezam neyse verirsiniz.

Hükümdar yanına iki kişi takıp, annesine gönderdi. Genç, annesinin yanına varıp, ona yalvardı.

- Anneciğim, hani bir zamanlar sen bana bedduâ etmiştin ya, cenâb-ı Hakk, senin bu bedduânı kabul etti. Komşu kadın bana iftira etti. Ne olur beni affet de iftiradan kurtulayım.

Annesi oğlunun perişan hâlini görünce, dayanamadı. Ellerini açıp şöyle duâ etti:

- Yâ Rabbî, oğlumu affet! O artık hatasını anladı.

Annesinin hayır duâsını alan genç, tekrar hükümdarın huzuruna çıkıp; "Bana iftira eden kadının tekrar ifadesinin alınmasını istiyorum" diye talepte bulundu.

Hükümdar, kadını çağırtıp, eski iddiasında, olup olmadığını sordu. Kadın; "Bu işi yapan filan çobandır, ondan korktuğum için bu gence iftira etmiştim" dedi. Âbid böylece serbest bırakıldı...

Bir gün Peygamber efendimiz, Eshâbı ile sohbet ederken bu hâdise hakkında buyurdu ki:

- Eğer Cüreyc bir fakih olsaydı, yâni fıkıh bilgisine sahip bulunsaydı, anasına hizmet etmenin Rabbine nâfile ibâdet etmekten daha üstün olduğunu bilirdi.