Resimli eşya kullanmak

28/10/2022 Cuma Köşe yazarı O.Ü

Üzerinde Kâbe, cami resmi veya yazı bulunan seccadeleri yere sermek caiz değildir.

 

Sual: Üzerinde canlı resmi bulunan mendil çanta gibi şeyleri kullanmanın dinen mahzuru olur mu?

Cevap: Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:
“Üzerinde canlı resmi bulunan mendil, para gibi şeyleri kullanmak caizdir. Zira böyle şeyler mühândırlar, muhakkardırlar, muhterem değildirler.” El-fıkh-u alel-mezâhi-bil-erbe'ada da böyle yazmaktadır. İbni Hacer-i Hiytemî Mekkî hazretleri buyuruyor ki:

“Mendil gibi, para gibi şeyler üzerinde canlı resmi bulunmasının zararı yoktur. Çünkü, canlı resmini, hürmet olunan yerlerde kullanmak caiz değildir, hürmet edilmeyen şeyler üzerinde caizdir.”

O hâlde, yerde ve yere serilen eşyada, yastık, sergi, mendil, para, mektup pulları üzerinde ve cep, çanta, dolap gibi kapalı yerlerde ve elbisenin göbekten aşağı kısımlarında bulunması caiz olup, göbekten yukarıda bulunması, asılması haramdır. Kadın resimlerini ve avret mahalli açık resimleri, şehvetsiz de olsa, her yerde kullanmak ve bunlara şehvetle bakmak haramdır. Hadîkada deniyor ki:

“Üzerinde yazı, hatta bir harf bulunan kağıdı, örtüyü, seccadeyi yere koymak, yere sermek tahrimen mekruhtur. Bunları her ne için olursa olsun kullanmak ve yere sermek, hakaret etmek olur. Hakaret etmek için sermek veya kullanmak küfür olur, imanı giderir. Duvara yazmak, yazıyı asmak caiz olur denildi.”

Buradan anlaşılıyor ki, üzerinde Kâbe, cami resmi veya yazı bulunan seccadeleri namaz kılmak için yere sermek caiz değildir. Bunları zinet, süs için duvara asmak caiz olur.

Sual: Namaz kılarken, namazı bozan bir şey olmuş ise, bu namazı tekrar kılmak mı gerekir?

Cevap: Fasid olan, bozulan farz namazı iade etmek farzdır. Tahrimi mekruh bulunan her namazı ve fasid olan, bozulan sünnet ve nafile namazları iade etmek vacibdir.

Sual: Camide veya başka yerde cemaatle namaz kılarken, saflar dolmuş ise, o cemaate yeni gelen kimse nasıl hareket etmelidir?

Cevap: Camide cemaatle namaz kılarken öndeki safta boş yer varken, arkasındaki safta durmak ve safta yer yok iken, saf arkasında yalnız durmak mekruhtur. Safta yer olmayınca, yalnız başına durmayıp, rükuya kadar, birini bekler. Kimse gelmezse, öndeki safa sıkışır. Öndeki safa sığmazsa, güvendiği birini arkaya, yanına çeker. Güvendiği kimse yoksa, yalnız durur.