İslamiyette, şiddetin her çeşidi yasaklanmıştır...

17/05/2021 Pazartesi Köşe yazarı R.A

İster insan olsun, ister hayvân olsun, mahlûkların hepsine zulüm yapmak, şiddet uygulamak, İslâmiyette kesinlikle harâmdır.

 

 

Konunun teşhîsini doğru bir şekilde yapıp tedâvî çarelerini, önleme yollarını bulmaya, bu konuda yapılan çalışmalara, nâçizâne bir katkıda bulunmaya çalışmak istiyoruz. Bu konuda, şüphesiz ki beynelmilel ve millî çapta, resmî ve gayr-i resmî birtakım çalışmalar mevcut. Anket çalışmaları yapılıyor, çeşitli raporlar hazırlanıyor.

Yerli ve yabancı birçok çalışmanın ortak sonucu olarak, erkeğin kadına şiddet uygulamasındaki en temel sebeplerden biri, özellikle erkeğin kendi ailesinde de şiddet içeren bir ortama marûz kalmış olması (özellikle babası annesine şiddet uygulamışsa) ve alkol kullanımının yüksek olmasıdır.

Makâlemizin hemen başında, önce genel bir tesbît yapalım: Şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti olmaz. Kimden gelirse gelsin, reddedilmelidir, tel’în edilmeli, kötülenmelidir.

Şiddet: Genellikle korkutmak, ürkütmek, sindirmek, vazgeçirmek, itâat ettirmek, boyun eğdirmek gibi maksatlarla olmaktadır. Şiddetin sözlü olanı var, fizikî [fiziksel] olanı var. İnsanlara yapılanları var, hayvanlara yapılanları var.

Başta kadınlarımız, çocuklarımız ve yine çocuk yaşlarındaki genç kızlarımız olmak üzere, pekçok insanımız [erkek olsun, kadın olsun], istismârın, tecâvüzün, şiddetin her türlüsüne marûz kalabilmektedirler.

Gelişme, teknoloji ve bilim çağı olarak yaşadığımız 21. yüzyıl dünyâsında; çocuk yaştaki genç kızların cinsel olarak sömürüldükleri, tecâvüz edildikleri, genç insanların hayâtlarının bahârında öldürüldükleri, çeşitli şekillerde yavrularımızın şiddete marûz kaldıkları maalesef bir vâkıadır.

Bu konu, pekçok insanın hayâtını, sağlığını, huzûrunu, saâdetini, mutluluğunu, her yönden, hem rûhî [psikolojik, duygusal] yönden, hem de fizikî yönden etkileyen çok mühim bir konudur.

Vaktiyle, “Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü”nce yapılan bir araştırmaya göre; Aile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı işleniyor. Yine âilelerin yüzde 34’ünde fiziksel, yüzde 53’ünde ise sözlü şiddet görülüyor.

Burada mukaddes dînimiz İslâmiyetteki umûmî bir hükmü bildirelim:

İster insan olsun, ister hayvân olsun, mahlûkların hepsine zulüm yapmak, şiddet uygulamak kesinlikle harâmdır. Bu hükmü detaylandıracak olursak:

İslâm dîninde, anne-babanın evlâdına, evlâdın ana-babasına; kocanın hanımına, hanımın kocasına; hocanın talebesine, talebenin hocasına; idârecinin memûruna, memûrun âmirine; patronun işçisine, işçinin işverenine; doktorun hastasına, hastanın doktoruna; kumandânın askerine, askerin komutanına… şiddet uygulaması kesinlikle yasaktır.

Fetvâ kitaplarında, horozların dövüştürülmesi, boğaların ve develerin güreştirilmesi, köpeklerin boğuşturulmasının bile harâm olduğu yazılıdır.

Yeryüzünün en büyük medeniyetlerinden birini kurmuş olan Osmânlı Devletinde, yük taşıyan merkep, katır, at ve develerin istirâhatleri bile tanzîm edilmiş, aksine hareket edenler cezâlandırılmıştır.