"Bu çamurlu kaftanım kabrime örtülsün...”

08/05/2026 Cuma Köşe yazarı V.T

Mısır seferinde Kemâl Paşazade’nin atının ayağından sıçrayan çamurlar, Yavuz Sultan Selim Hân’ın kaftanını kirletmişti...

Kemâl Paşazade dokuzuncu Osmanlı şeyhülislamıdır. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan itibâren iyi bir tahsil gördü. Daha sonra askerlik yolunu seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Ordu ile Edirne'ye dönünce askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı. İcazet aldı ve müderrislik yaptı. Yavuz Sultan Selîm'in padişahlığında onun yanında bulunarak cihada teşvik etti. 1526'da Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi'nin vefâtı üzerine Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından bu göreve getirildi. İbni Kemâl Paşa, cinnîlere de fetvâ verirdi. Bunun için "Müfti-yüs-sekaleyn" (İnsan ve cinlerin müftüsü) adı ile meşhûr oldu. 1534 (H. 940)'te İstanbul’da vefat etti.

Mısır seferinde Kemâl Paşazade Paşa, Yavuz Sultan Selim Hân’ın yanında bulunuyordu. Bir ara Kemâl Paşazade’nin atının ayağından sıçrayan çamurlar, Yavuz Sultan Selim Hân’ın kaftanını kirletmişti. Pâdişâhın kaftanına çamur sıçrayınca, İbn-i Kemâl Paşa mahcûb olup, atını geriye çekerek özür dilemişti. Yayuz Sultan Selim Hân’ın ona dönerek; “Üzülmeyiniz, âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur, bizim için şereftir. Vasiyet ediyorum, bu çamurlu kaftanım, ben vefât ettikten sonra kabrimin üzerine örtülsün” dedi.

Kemâl Paşazade hazretlerinin herkese öğüt ve nasîhat niteliğinde darb-ı mesel hâlini almış kıt'a ve beyitleri vardır:

"Kısmetindir gezdiren yer yer seni,/Arş'a çıksan, âkıbet yer yer seni."

“Her ki gayrın yolunda kazdı kuyu,/Kendi düştü kuyuya yüzükoyu."

"Hemişe çok yanılır söyleyen çok,/Ki söyler bulduğun dilde kemik yok."

"Kıl iyilik suya at, bile balık,/Balık bilmezse bilir anı Halık."

"Ululuk kişiye Hak'tan atadur,/Küçük görmek uluları hatâdur."

"Sakla kurt enciğin derin oysun,/Besle kargayı gözlerin oysun."

"Kişinün kadri eldeyken bilinmez,/Yerinde gevhere rağbet kılınmaz."

"Kuru yaş ile âdem baş olmaz,/Kişiden iş sorulur yaş sorulmaz."

İbni Kemâl Paşa’nın Kur’ân-ı kerîmin secâvendleri (yani durakları) için yazdığı şiir aşağıdadır:

Cim: Caiz geçmek ondan, hem reva, durmak fakat, evlâdır sana!

Ze: Caiz, onda dahî durdular, geçmeği, daha iyi gördüler.

Ti: Mutlaka durmak nişanıdır, nerde görsen, orda hemen dur!

Sad: Durmakta ruhsat var dediler, nefes almağa izin verdiler.

Mim: Lâzım durmak burada elbet, geçmede, küfürden korkulur pek!

La: Durulmaz! demektir her yerde. Durma hiç! alma hem nefes de!

Bu tertîble oku. İtmam et! Sevâbın cümleye ihsân et!