İman etmek, bütün insanlara lâzımdır

30/11/2018 Cuma Köşe yazarı V.T

İmanı olmayanların hiçbir ibâdetini ve iyiliğini, Allahü teâlâ beğenmez ve kabul etmez.

 
Seyyid Müştâk Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1758 (H.1172) senesi Bitlis'te doğdu. 1831 (H.1247) senesi Muş'ta vefât etti. Hasan Şirvânî'nin sohbetlerinde kalp gözü açıldı. Onun ileri gelen talebelerinden oldu. İcâzet ile şereflendi. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Allahü teâlâ, insanların dünyada rahat ve huzur içinde yaşamalarını, âhirette de sonsuz saadete kavuşmalarını istiyor. Bunun için, saadete sebep olan faydalı şeyleri yapmayı emretti. Felâkete sebep olan zararlı şeyleri de yasak etti. Allahü teâlânın birinci emri, iman etmektir. İman etmek, bütün insanlara lâzımdır. Herkes için iman zaruridir.
İman, lügatte, bir kimseyi tam doğru sözlü bilmek, ona inanmak demektir. İslâmiyette iman demek; Muhammed aleyhisselâmın, Allahın peygamberi olduğunu ve Onun tarafından seçilmiş, haber verici (Nebî) olduğunu doğru bilmek ve inanarak söylemek ve Onun, Allahü teâlâ tarafından kısaca bildirdiklerine kısaca inanmak ve geniş bildirdiklerine etraflıca inanmak ve gücü yettikçe (Kelime-i şehâdet)i dil ile de söylemekdir. Kuvvetli iman şöyledir ki; ateşin yaktığına, yılanın zehirleyip öldürdüğüne yakîn üzere inanıp kaçtığımız gibi, gönlünden tam olarak, Allahü teâlâyı ve sıfâtlarını büyük bilerek, Onun rızâsına ve cemâline koşmak ve gazâbından, celâletinden kaçmak ve imanı, mermer üzerine yazılan yazı gibi sağlam olarak gönlüne yerleştirmektir.
İman, Muhammed aleyhisselâmın söylediklerinin hepsini beğenip, kalbin tasdîk etmesi, yani inanmasıdır. Böylece inanan insanlara (Mümin) ve (Müslümân) denir. Her Müslümânın, Muhammed aleyhisselâma tâbi olması, Onun gösterdiği yolda yürümesi lâzımdır. Onun yolu Kur’ân-ı kerîmin gösterdiği yoldur. Bu yola (İslâmiyet) denir. Ona uymak için, önce iman etmek, sonra (Ahkâm-ı islâmiyeyi), yani Müslümanlığı iyice öğrenmek, sonra farzları edâ edip, haramlardan kaçınmak, daha sonra sünnetleri yapıp, mekrûhlardan kaçınmak lâzımdır. Bunlardan sonra, mübahlarda da, Ona uymaya çalışmalıdır.
Dinimizin temeli imandır. İmanı olmayanların hiçbir ibâdetini ve iyiliğini, Allahü teâlâ beğenmez ve kabul etmez. Müslümân olmak isteyen kimse, önce iman etmeli, sonra guslü, abdesti, namazı ve lâzım oldukça diğer farzları ve haramları öğrenmelidir.