"Tövbe eden kimseleri elbette affederim!"
04/05/2026 Pazartesi Köşe yazarı A.U
Mûsâ Kâzım hazretleri,
Tabiîn’in yüksek âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir.
Şakîk-i Belhî anlatıyor:
Hacca gidiyordum.
Bir yere varınca, orada güzel yüzlü, buğday benizli, yün
elbiseli, başı sarıklı ve ayağı takunyalı bir genç gördüm.
İnsanlardan ayrı idi.
Yalnız oturuyordu.
Çok merak ettim...
İçimden; “Bu kimdir? Niçin Müslümanlardan ayrı duruyor. Gidip
nasîhat edeyim de böyle yapmasın” diye düşündüm...
Ve yaklaştım.
Bana baktı ve;
“Ey Şakîk! Âyet-i kerîmede meâlen, (Zandan çok sakınınız! Zîrâ bâzı zanlar
günahtır) buyuruluyor” dedi.
Ve ayrılıp gitti...
Hayret ettim!
Kendi kendime;
“Bu,
sâlih kişi olmalı. Zîrâ adımı ve kalbimdekini bildi” dedim.
Helâlleşmek istedim.
Ve arkasından gittim.
Ama yetişemedim.
Kaybolmuştu gözden...
Başka bir konak yerinde onu yine gördüm.
Namaz kılıyordu.
Hem de ağlıyordu!
İçimden;
“Namâzını
bitirsin de helâlleşeyim” dedim.
Namâzı bitince yaklaştım.
Bana döndü.
“Ey
Şakîk!” dedi ve ardından; (Tövbe eden kimseleri elbette
affederim!) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyup, uzaklaştı.


