Resulullah'ın en büyük mucizesi, Kur'ân'dır...
05/05/2026 Salı Köşe yazarı V.T
Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâma, en büyük
mucize olarak Kur'ân-ı kerimi vahy etmiştir.
Ahmed Kâbilî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1624
(H.1034) senesinde Hindistan'da Serhend’de vefat etti. Büyük velî Muhammed
Bâkî-billah hazretlerinin sohbet ve derslerinde kemâle erdi. Nakşibendiyye,
Kâdiriyye ve Çeştiyye tarîkatlarında yetişip, icâzet aldı.
Bu mübarek zat buyurdu ki: Allahü teâlâ, Muhammed (sallallahü
aleyhi ve selleme) en büyük mucize olarak (Kur'ân-ı kerimi) vahy etmiştir.
Kur'ân-ı kerim, mucize olduğu muhakkak olan en büyük kitaptır. Hâlbuki Arablar,
Muhammed aleyhisselâmdan, semadan bir kitap indirilmesini veya bir dağı altına
çevirmesini istiyorlardı. Kur'ân-ı kerim, bu husûsu ne güzel beyan
buyurmaktadır. Ankebût sûresinin elli ve ellibirinci âyetlerinde meâlen;
(Müşrikler, ne olur rabbinden [Muhammed aleyhisselâmın
nübüvvetine delâlet eden Îsâ aleyhisselâmın sofrası, Mûsâ aleyhisselâmın asâsı
gibi] mucizeler indirilmiş olsaydı dediler. [Ey habîbim] Sen onlara de ki:
Mucizeler Allahü teâlânın kudreti ve irâdesi ile olur. [Ne zaman ve nasıl
isterse öyle yaratır. Bunları yapmak benim elimde değildir.] Doğrusu ben ancak
Onun azâbını size tebliğ edici, haber vericiyim. Kur'ân gibi bir kitabı sana
indirmiş olmamız, onlara [mucize olarak] yetmez mi? Bunda, inanan kavim için,
rahmet ve nasihat vardır) buyurulmuştur. O hâlde, Muhammed aleyhisselâmın en
büyük mucizesi, Kur'ân-ı kerimdir. (Bu Allah kitabı değildir, onu Muhammed
yazmıştır) diyebileceklere karşı da, Allahü teâlâ, yukarıda meâl-i şerifini
bildirdiğimiz, Ankebût sûresinin kırksekizinci âyetinde cevap vermiştir. Böyle
şüphelere mahal bırakmamıştır. Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselamın böyle bir
kitabı yazacak bir kudrette olmadığını ve Kur'ân-ı kerimin kendisi tarafından
vahy edildiğini teyîd etmektedir.
Esasen Muhammed aleyhisselâmı Peygamber olarak seçerken, Onun
bilhâssa ümmî, yâni okuma yazma öğrenmemiş olmasını ve bu sebebden Kur'ân-ı
kerimin ancak Allahü teâlâ tarafından vahy edilebileceğinin anlaşılmasını
istemiştir. Bu âyet-i kerimenin tefsîrinde bu husûsta geniş mâlûmat vardır.
Allahü teâlâ, Nisâ sûresinin 82. âyetinde meâlen, (Kur'ân-ı
kerimin mânasını düşünmüyorlar mı? Eğer Allahtan başkasından gelmiş olsaydı,
içinde pek çok ihtilâf bulunurdu) buyurulmuştur ki, bu ne kadar doğrudur. Allah
kelâmı olmadığını öğrendiğimiz bugünkü (Kitab-ı mukaddes)de, Tevrât ve İncîl'de
pek çok ihtilâflar vardır. Bu da, onun insan eliyle yazılmış olduğunu isbât
etmektedir.


