Kıyamet günü mizan vardır

01/12/2018 Cumartesi Köşe yazarı O.Ü

Amelleri, işleri ölçmek için, bilmediğimiz bir Mizan, bir ölçü aleti, bir terazi vardır.
 
Sual: Kıyamet günü mizan denilen bir teraziden bahsediliyor. Mizan bizim dünyada bildiğimiz teraziler gibi midir veya nasıldır?
Cevap: Kıyamet günü, amelleri, işleri ölçmek için, bilmediğimiz bir Mizan, bir ölçü aleti, bir terazi vardır. Yer ve gök bir gözüne sığar. Sevap gözü, parlak olup, Arş'ın sağında cennet tarafındadır. Günah tarafı, karanlık olup, Arş'ın solunda, Cehennem tarafındadır. Dünyada yapılan işler, sözler, düşünceler, bakışlar, orada şekil alarak, iyilikler parlak, kötülükler karanlık ve iğrenç görünüp, bu terazide tartılacaktır. Bu terazi, dünya terazilerine benzemez. Ağır tarafı yukarı kalkar. Hafif tarafı aşağı iner, denildi. Âlimlerin bir kısmına göre, çeşitli teraziler olacaktır. Birçoğu da, terazilerin kaç tane ve nasıl oldukları dinde açık bildirilmedi. Bunları düşünmemelidir, dedi.
           ***
Sual: Bir Müslümanın, öncelik olarak imanını doğru olarak düzeltmesi mi gerekir?
Cevap: Akaidi, yani inanılacak bilgileri düzelttikten sonra, Helal, Haram, Farz, Vacib, Sünnet, Mendub ve Mekruh olan şeyleri, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları fıkıh kitaplarından öğrenmek ve bunlara uymak lazımdır. Bu âlimlerin üstünlüklerini anlayamamış olan cahillerin çıkardıkları sapık kitapları okumamalıdır. Allah korusun! İtikat edilecek şeylerde Ehl-i sünnet mezhebine uymayan inanışı olan Müslümanlar, ahirette Cehenneme girmekten kurtulamaz. İmanı doğru olanın ibadetinde gevşeklik olursa, tevbe etmese bile, affedilebilir. Affedilmese bile, azap çektikten sonra, cehennemden kurtulur. İşin başı, itikadı düzeltmektir. Hâce Ubeydullah-i Ahrâr hazretleri buyurdu ki:
“Bütün keşifleri, kerametleri bana verseler, fakat, Ehl-i sünnet vel cemaat itikadını vermeseler, kendimi harap bilirim. Keşif ve kerametim olmasa ve kabahatim çok olsa, fakat Ehl-i sünnet vel cemaat itikadını ihsan eyleseler, hiç üzülmem.”
           ***
Sual: İnsanların iyi, kötü bütün işlerini yaratan Allahü teâlâ mıdır?
Cevap: Allahü teâlâ, kullarının taatlarını, günahlarını irade eder ve yaratır. Fakat, taattan razıdır. Günahtan razı değildir, beğenmez. Her şey, Onun irade ve halk etmesi, yaratması ile var olmaktadır. En'âm sûresinin 102. âyet-i kerimesinde mealen; (Ondan başka ilah yoktur. Her şeyin hâlıkı, yaratanı ancak Odur) buyurulmuştur.