Arkadaş olmak istediğin kimse güvenilir olmalı...
06/05/2026 Çarşamba Köşe yazarı V.T
"Akıllı, her yönüyle güvenilebilen, din
ve dünya işlerinde sağlam biriyle arkadaşlık yap!"
Ümmüddîn Mesûhî hazretleri Bağdat'ta yetişen evliyânın
meşhûrlarındandır. 893 (H.280) senesinde vefât etti. Tasavvufta yetişmiş üstün
hâller ve kerâmetler sâhibiydi. Evliyânın meşhurlarından Sırrî Sekâtî ile
sohbet etmiştir.
Buyurdu ki: "Kime istemeden helâl bir şey verilir de muhtaç
olduğu hâlde kabul etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi almadığı şeyin benzerini
istemeye muhtaç eder." Nefsin kötülüklerine, mâni olmak, onun arzu ve
isteklerini yerine getirmeme ve bunlarla mücâdele husûsunda Allahü teâlâdan
yardım istemeli. Azâbından korkarak, sevâbını ve mükâfatını umarak, muhtaç
olduğunu düşünerek, O'nu hatırlamalıdır."
“Allahü teâlâya kendisiyle yakın olabileceğimiz en üstün şey,
kibir, riyâ, haset (çekememezlik), gıybet, kin, kızma, dünyâya düşkünlük, uzun
emel sâhibi olmak gibi, insanın içine dâir günahları (kalp hastalıklarını) terk
etmektir."
"İstişarede söylenen söz, nasîhat hakkında ne tavsiye
buyurursunuz?" diye sorulunca "Söyleyeceğiniz sözü önce kendi
nefsinize tatbik edin, bu takdirde, durumunuz ne olur? Onu göz önüne alın,
ondan sonra, söyleyeceğinizi söyleyin ve tavsiyenizi yapın. Böyle yaparsanız,
doğruyu ve isâbetli olanı bulmanız mümkün olup, kendinizi yanlış söylemekten
koruyup, herkes yanında güvenilen ve itimat edilen, görüş sâhibi bir kimse
olursunuz" buyurdu.
"İnsanların arasına karışıp, onlarla berâber olmak
hususunda ne buyurursunuz?" denilince "Eğer akıllı, her yönüyle
güvenilebilen, din ve dünya işlerinde sağlam birini bulabilirsen onunla berâber
ol ve arkadaşlık yap. Böyle olmayanlardan, arslandan kaçar gibi kaç"
demiştir.
"İnsanın içine ait günahlarının, dışına ait günahlardan
üstün olması nasıl olur?" diye sorduklarında "Çünkü, bâtına ait
günahlar terk edilince, zâhirî (dış) günâhlar kendiliğinden kaybolur"
buyurdu.
"En şiddetli günah nedir?" diye soruldu: "Bir
mâsiyetin (günahın) mâsiyet (günah) olduğunu bilmemektir." "Bundan
daha kötüsü nedir?" diye soruldu: "Mâsiyet olan bir şeyi, tâatı,
Allahü teâlânın râzı olduğu, beğendiği bir şey olarak bilmektir. Onun için dînî
bilgileri lâzım olduğu kadar mutlaka bilmek lâzımdır" buyurdu. Kendisine;
"İnsanlara musallat olan kötülükler nelerdir?" diye sorulduğunda şöyle
cevap verdi: "İnsanın, kendisini alâkadâr etmeyen şeyleri terk edip,
kendisini ilgilendiren işlerle meşgûl olması gerekir."


