Hak sözü kabul etmemek de bir kalp hastalığıdır!..
10/01/2026 Cumartesi Köşe yazarı V.T
"Hakkı bildiği hâlde inkâr etmek ve
doğruyu kabûl etmekten ar eylemek kibir alâmetidir."
Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir.
1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti.
Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir
hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde
bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti.
Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi.
Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...
Derslerinde daha çok ahlâk-ı zemîmeyi anlattı. Çünkü bir yer
bina edildikten sonra, ilk önce silinip süpürülür, sonra ipeklerle süslenir.
Sehl bin Abdullah (rahmetüllahi aleyh); “Kerâmet, kötü bir huyu, güzel ahlâk
hâline getirebilmektir” buyurdu. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve
sellem); “Ümmetimden bir taife, kötü ahlâkları sebebiyle sırat köprüsü
üzerinden yağmur gibi Cehenneme dökülecektir” buyurdu.
Hubb-ür-riyâset; başkan olmak sevgisi ve herkes tarafından
bilinip tanınan bir adam olmayı sevmektir. İnsanlara hükmetmek, ders vermek,
vaaz vermek gibi kendisini insanlara tanıtacak mevkilerde bulunmayı sevmektir.
Hubb-ür-riyâset, her halükârda mislinin bol olmamasını istemektir. Bu işte
hırslı olanlar, ilmi ve malı kendisine eşit bir adam, onun yaptığı işi yapsa
bundan hoşlanmazlar. Hubb-ür-riyâsetin, insanın dînine zararı sürüye salınmış
aç kurdun zararından daha çoktur. Köpeği ve çobanı olmayan bir sürüye bir kurt
girdiği zaman, o koyunlardan birini bile sağ koymaz. Bir makama bir mevkiye
geçmek, başkan olmak arzusunun, dünyâ zevkleri, geçici lezzetler için olması
kötülenmiştir. Allahü teâlânın dînine hizmet için olanı ise kötülenmemiş,
bilâkis övülmüştür...
Kalb hastalıklarından biri de övülmeyi sevmektir. Elin
alkışlamasını sevmek ve arzu etmek, şirk-i asgar olan riyanın alâmeti ve
delîlidir.
Nefsinin garazından dolayı hiddetlenip gadaba gelmek de kalb
hastalıklarındandır. Sakınmak lâzımdır. Ama Allah için gadaba gelmek güzeldir,
övülmüştür. Allahü teâlânın yasaklamış olduğu bir kötülüğü görünce gadab etmek
böyledir.
Kalp hastalıklarından biri de, hak sözü kabûl etmemekte inâd
etmektir. Hakkı bildiği hâlde inkâr etmek ve doğruyu kabûl etmekten ar eylemek
kibir alâmetidir. Resûlullah Efendimiz “Kalbinde zerre kadar kibir bulunun
kimse Cennete giremez” buyurdu.


