Bir yere girmek için izin istemek vaciptir
12/01/2026 Pazartesi Köşe yazarı O.Ü
Sual: Birinin evine, bahçesine, odasına girerken izin istemek şart mıdır? Anne, baba çocukların, çocuklar anne, babanın odasına girerken de izin gerekir mi?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak Hadîkada deniyor ki:
“Birinin evine, odasına, bahçesine girileceği zaman izin istemek
vaciptir. Kapıya vurarak, zili çalarak veya seslenerek, mesela selam vererek
izin istemeden içeri girmemelidir. Ana baba, çocuğunun, çocuk, bunların odasına
gireceği zaman da izin istemelidir. İzin üç defa istenir. Birincisinde izin
verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa istemeli, yine verilmezse,
üçüncü defa istemelidir. Yine izin verilmezse, dört rekat namaz kılacak kadar
beklemiş ise, içeri girmemeli, gitmelidir. Kapı aralanırsa, aradığı kimseyi
sormadan önce, kendini tanıtmalıdır. Telefon edince de, önce kendini
tanıtmalıdır. İçeri girmeye rızası olduğu bilinen kimsenin yanına izin almadan
girilebilir.”
Sual:
Namaz kılamayacak kadar hasta ve yaşlı olan bir kimse, kılamadığı namazlar
yerine fidye verebilir mi?
Cevap: Namaz, İbadet-i
bedeniyye olduğundan, başkası yerine kılınamaz. Herkesin
kendi kılması lazımdır. Ağır hasta ve çok ihtiyar, yaşlı kimse, kılamadığı
namaz yerine fakire fidye, para veremez. Hâlbuki, oruç tutamayacak kadar hasta
ve yaşlı kimse, tutamadığı oruçların yerine fidye vermesi lazımdır.
Sual:
Abdestte ve gusülde yıkanacak yerlerde yara varsa ve su değdirmek de mümkün
olmazsa ne yapmalıdır?
Cevap: Merâk-ıl-felâhın
Tahtâvî hâşiyesinde bu konuda deniyor ki:
“Abdest ve gusülde, yıkanacak yerlerin yarıdan fazlası yara ise,
teyemmüm eder. Yarısı yara ise, sağlam yerleri yıkar. Yaraları mesh eder,
yaraya mesh zarar verirse, sargı üzerine mesh eder. Bu da zarar verirse, hiç
mesh etmez.”
Sual:
Bir kimsenin elleri ve ayakları kesilmiş veya yoksa, bu kimse nasıl abdest
alması gerekir?
Cevap: Bu
konuda Merâk-ıl-felâhın Tahtâvî hâşiyesinde deniyor ki:
“İki elinin ve iki ayağının yıkaması farz olan yerleri kesik
olanın yüzü de yara ise, teyemmüm edemeyeceğinden abdestsiz kılar ve iade
etmez. Yüzü sağlam ise, yüzünü yıkatır. Yardımcısı yoksa, sadece yüzünü toprağa
sürer.”
Sual:
Kur’ân-ı kerimi ve ekmeği öpmenin mahzuru var mıdır?
Cevap: Kur’ân-ı
kerimi, ekmeği öpmek caizdir.


