"Kendin için istediğini, insanlar için de iste!.."
12/01/2026 Pazartesi Köşe yazarı V.T
“Yâ Ebâ Hüreyre! Vera’ sahibi ol! İnsanların
en âbidi olursun. Kanâat sahibi ol! İnsanların en çok şükredeni
olursun..."
Kemâlüddîn Kureşî hazretleri Şafiî fıkıh, usûl ve hadîs
âlimidir. 582 (m. 1186) senesinde doğup, 652 (m. 1254) târihinde Haleb’de vefât
etti. İlim tahsllinden sonra Nusaybin’de kadılık yaptı. Daha sonra Dımeşk’da
hatîblik yaptı. Sultanların mektûplarını yazdı. Zamanının önde gelenlerinden
idi. Buyurdu ki:
Hazreti Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) şöyle anlattı: “Bir kimse
başka bir köyde bulunan bir kardeşini (dostunu) ziyârete gidiyordu. Allahü
teâlâ o kimseye bir melek gönderdi. Melek o kimseye; “Nereye gidiyorsun?” diye
sordu. O da; “Filân din kardeşimi görmeye gidiyorum” dedi. Melek; “Onun sana
bir iyiliği, bir faydası oldu mu?” suâline, o kimse; “Hayır. Sâdece, ben onu
Allah rızâsı için seviyorum” dedi. Bunun üzerine melek; “Allahü teâlâ beni sana
gönderdi. (Sana müjdeler olsun ki) Senin o kardeşini sevdiğin gibi, Allahü
teâlâ da seni seviyor” dedi.
“Cehennem ehlinden azâbı en hafif olanı; iki ayağının çukurunda
iki veya bir ateş olup, bu ateş yüzünden beyni kaynayan kimsedir.”
Enes bin Mâlik’den (radıyallahü anh) rivâyet edilen hadîs-i
şerîfte Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) “Kul, kabrine konulup da
arkadaşları geri dönüp giderken onların ayak seslerini muhakkak işitir.”
“Münker ve Nekir gelerek ölüyü oturturlar. O’na “Muhammed
(aleyhisselâm) hakkında ne dersin?” diye sorarlar, ölü eğer mümin ise, “Şehâdet
ederim ki, O Allah’ın kulu ve Resûlüdür” der. Bunun üzerine kendisine
“Cehennemdeki yerine bak! Allah onun yerine sana Cennette bir yer verdi
denilir” Müteakiben, “Bunların ikisini birden görür” buyurdular.
Bu hadîs-i şerîfi rivâyet edenlerden Katâde (radıyallahü anh) “O
müminin kabri yetmiş zira, genişler ve burası yeşilliklerle doldurulup tanzim
edilerek, insanların yeniden diriltilecekleri güne kadar zümrüt bir mesire
hâlinde bekletilir” diye anlatıldı.
Peygamber Efendimiz Hazreti Ebû Hüreyre’ye (radıyallahü anh)
buyurdu ki: “Yâ Ebâ Hüreyre! Vera’ sahibi ol! İnsanların en âbidi olursun.
Kanâat sahibi ol! İnsanların en çok şükredeni olursun. Kendin için istediğini,
insanlar için de iste! Kâmil mü’min olursun. Sana komşu olanlarla iyi komşuluk
yap! Hakikî Müslüman olursun. Gülmeyi azalt! Şüphesiz ki çok gülmek kalbi
öldürür.”
Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Kim Ramazân-ı şerîf ve Kurban
Bayramı gecelerini ihyâ ederse; kalblerin öldüğü gün, onun kalbi ölmez.”


