"Yağmur, ekine önce mi sonra mı faydalı olur?"
20/01/2026 Salı Köşe yazarı V.T
"Ümmetim yağmur gibidir. Önce gelenler
mi, yoksa sonra gelenler mi üstündür bilinmez!"
Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının
kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın
âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe
ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra
1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698)
senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:
Enes “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden rivâyet olunmuştur.
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki:
(Ümmetim yağmur gibidir. Önce gelenler mi, yoksa sonra gelenler mi üstündür
bilinmez!) Türpüştî “rahimehullah” buyurmuşdur ki: Bu hadîs-i şerîf ile,
evvelkilerin, sonrakiler üzerine efdaliyyetlerinde tereddüt etmemelidir. Zîrâ
önce gelenler, sonra gelenlerden; zamânlarının sonraki zamânlardan kıymetli
olacağından üstündürler.
Hadîs-i şerîfte tereddütden murâd, faydalı olmalarındadır. Dîni
neşretmekte, hakîkat ile faydalı olmaktadır. Yağmur, önce ekini bitirir. Sonra,
sapı üzerine durduğu hâlde [o hâle gelince] olgunlaşdırır, terbiye eder.
Yağmurun faydasının evvelinde mi, sonunda mı olduğu bilinmez. Böylece; bu
ümmette de, evvelkiler dîni kâim kıldılar; kurdular. Sonrakiler, zamânla
insanların bozduğu dîni doğru olarak, önceki gibi kurdular. Bu hadîs-i şerîfte
işâret olunmuşdur ki, muhakkak bu ümmetin âhıri [sonra gelenleri] hayır ve
salâhta, dînin kuvvetli olmasında öncekiler gibi olur.
O rivâyet üzerine, hadîs-i şerîfte bildirildiği gibi, Mehdî
hazretlerinin gelmesi mahallinde, Îsâ bin Meryem “alâ nebiyyinâ ve
aleyhisselâm” hazretlerinin gelmesi [nüzûlü] vaktinde, geçmiş ümmetlerin aksine
olarak, çok kuvvetli olup, önce gelenlere benzeyecektir. Zîrâ onların [geçmiş
ümmetlerin] sonra gelenleri dîni tebdîl ve Kitâbullahı tahrîf etdiler. [Hadîd
sûresi 16. âyet-i kerîmesinde meâlen] (... Kur’ân-ı kerîmden evvel kitâb
verilenler gibi olmayınız! Onlar, kendileri ile Peygamberleri arasındaki zamân
uzayınca, kalblerine kasvet yerleşip, çoğu dinden çıkıp, kitaplarına göre ameli
terk ettiler) buyurulmuştur. (Meâlim-üt-tenzîl)de, sûre-i Âl-i İmrânda, 110.
âyet-i kerîmenin tefsîrinde, Allahü teâlâ, meâlen, (Sizler, bütün insanlar
içinde en iyi bir ümmetsiniz, cemâatsiniz) buyurmuştur.


