"Ey câhil! Kalk hemen buradan git!.."
06/01/2026 Salı Köşe yazarı V.T
"Bizi denemeye kalkışıyorsun! Biz Allahü
teâlâya duâ edersek yer yarılır seni yutar!.."
Ebû Osman el-Yuneynî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Tam
ismi "Abdullah bin Abdülazîz (Osman) bin Ca'fer el-Yuneynî"dir. 1136
(H.530) senesinde Sûriye'de Ba'lbek beldesine bağlı Yuneyn köyünde doğdu. 1220
(H.617) senesinde vefât etti. Şam'da zamânının âlim ve velîlerinden ilim ve
feyiz alarak yetişti.
Şeyh Muhammed bin Ebi'l-Fadl şöyle anlatmıştır: "Zamânın
sultânı Sultan Îsâ, bir gün Ebû Osman el-Yuneynî hazretlerinin huzûruna gelip;
'Efendim! Bize duâ ve nasîhat ediniz" deyince; "Ey Sultan! Zulümden,
kötülüklerden, şakî olmaktan sakın. Babanda bu haller görülmüştü. Sen öyle
olma!' dedi." Bu sultan da, tebeasına âdil davranmıyordu. Bu bakımdan,
söylenilen sözlere kulak asmadan kalkıp gittiği gibi Abdullah bin Abdülazîz
hazretlerine de bir hîle yapmayı düşündü. Üç bin altın götürüp, hediyemizdir,
ihtiyaçlarınıza harcayınız diye vererek deneyecek, kabul ederse hemen geri
alacaktı. Ertesi gün hilesini yapmak üzere huzuruna tekrar gitti. Yanında
götürdüğü üç bin dirhemi önüne bırakıp; "Efendim, bunlar size
hediyemizdir. Buyurun, dergâhınızın ihtiyaçlarına harcarsınız!" dedi.
Abdullah bin Abdülazîz hazretleri sultana vakar ve heybetle bakıp; "Ey
câhil! Kalk hemen buradan git! Bizi denemeye kalkışıyorsun! Biz Allahü teâlâya
duâ edersek yer yarılır seni yutar. Bizi parayla ölçmek istiyorsun. Biz
isteyince Allahü teâlânın izniyle şu oturduğumuz seccâdenin altından, birinden
gümüş diğerinden altın akan iki çeşme ortaya çıkar! Su gibi altın ve gümüş
akar" dedi.
Bu sözleri söyledikten sonra seccâdenin kenarını kaldırdı.
Huzûrunda bulunanlar iki çeşme gördüler, birincisinden altın diğerinden de
gümüş su gibi akıyordu...
***
Ebû Osman el-Yuneynî hazretleri bir şiiri devamlı okuyup,
ağlardı. Bu şiirin mânâsı şöyledir:
"Ey benim şefâatçim! Bütün
arzum, özlem ve iştiyâkım sizedir. Bütün kerîmler, cömertler kendilerinden
şefâat istenilince kâbûl ederler. Benim özrüm, sizin arzunuzda esir olmaktır.
Aşk ateşiyle yanıp esir olan kişilerin boynu bükük olur. Benim size olan bu
özrümü kâbûl ederseniz ne iyi ve ne güzeldir. Eğer kabûl etmezseniz, seven
büyük bir yük yüklenmiştir. Size karşı benim sabrım vardır. Benim için bu
sevgiliye kavuşmak, ulaşmak vardır."


