İmânla gitmek için...

19/01/2024 Cuma Köşe yazarı A.U

Bağdat evliyâsından Câfer-i Huldî hazretlerinin kabr-i şerîfi Bağdat’tadır. Sevdiği bir genç vardı.

Bir gün bu zâta geldi.

Ve sordu ki:

“Efendim, dünyâdan îmânla gitmek için ne yapmak lâzımdır?”

Büyük zât cevâben;

“Bunun için, son nefeste ‘Allah’ demelidir” buyurdu.

Genç;

“Peki efendim” dedi.

Ve ayrıldı huzurdan.

Birkaç adım gitmişti ki, seslendi arkasından:

“Anladın mı dediğimi?”

“Anladım efendim.”

“Ne anladın?”

“Îmânla gidebilmek için son söz Allah olmalıdır.”

Peki, ne zaman Allah diyeceksin oğlum?”

“Son nefeste diyeceğim efendim.”

“Son nefes ne zamandır?”

“Bilmem, Allah bilir efendim.”

“Şu anda da gelebilir mi?”

“Elbette efendim.”

Buyurdu ki:

“Evlâdım! ‘Son nefes belli değil’ diyorsun, öyleyse şimdiden Allah desene. Niçin ‘son nefesi’ bekliyorsun?” buyurdu

Genç, arz etti:

“Ama hocam, ben henüz çok gencim, yaşlı değilim.”

Büyük velî;

“Ecel, genç ihtiyar tanır mı oğlum? Bâzen öyle âni gelir ki, bir kez bile Allah demeye fırsat bulamazsın. En iyisi, Allah demeye şimdiden başla” buyurdu.