Şimdi dua zamanı!..
12/03/2026 Perşembe Köşe yazarı S.A
"Onbir ayın sultanı" olan bu mübarek
ayda, hele son on gününde yapılan duaların müstecâb olma ihtimali daha
yüksektir.
Her zaman dua edilir, fakat bazı vakitlerdeki dualar daha çok
kıymetlidir. "Onbir ayın sultanı" olan bu mübarek ayda, hele son on
gününde yapılırsa müstecâb olma ihtimali daha yüksektir.
Dua etmek başlı başına ibadettir, sevap kazandırır. Rabbimizin
beraberliğini kazandırır, Hadis-i kudside buyuruluyor ki: "Kulum
beni nasıl bilirse, ona öyle muâmele ederim. Bana dua ettiği zaman da onunla
beraberim." Kabul olmasa bile bu nimet bize kâfidir.
Ki kabul olmaması mümkün değildir. Bir hadis-i şerifte; "Allahü
teâlâ kerimdir, kendisine açılan elleri boş çevirmek istemez" buyuruluyor.
Yine bir rivâyet var ki; yapılan dualara karşılık olarak üç
şeyden biri verilir: Ya hemen kabul edilir, aynen, istenildiği gibi verilir
veya tehir edilir, sonra verilir. İstediği şey onun için o anda iyi
olmayabilir. Şeker hastasının tatlı istemesi gibi. Veya dünyada hiç verilmez
ama, ahirette ona sevap olarak verilir ve ona denilir ki: Sen dünyada dua
etmiştin ya, kabul olunmamıştı, işte bu sevaplar onun karşılığıdır. Bunun
üzerine Eshab-ı kirâm (aleyhimürrıdvan) dediler ki: Öylese biz de çok dua
edeceğiz. Sevgili Peygamberimiz (aleyhisselâm) şöyle buyurdu: "O
da size daha çok verecek."
Duaların
kabul görmesi için helâl lokma yemeliyiz... Vücudumuz,
haramlardan beslenmişse veya sırtımızdaki elbiseler haramdan alınmışsa, yapılan
dualar kabul görmez.
Kırık
kalple yapılan dualar daha makbuldür... Bir adam
Süfyan-ı Sevri hazretlerine gelir ve der ki:
-Bizim aile çok kalabalık, gelirimiz de azdır, sıkıntılı bir
hayat yaşıyoruz. Bazen evden un istiyorlar, yağ istiyorlar, bende de hiç para
olmuyor, çok üzülüyorum, dua buyurun da Rabbimiz bize biraz daha fazla imkân
versin. Ona şöyle cevap verir:
-Senden bu gıda maddeleri istendiğinde sende de para yoksa,
kalbin kırılır. Rabbimiz hadis-i kutside buyuruyor ki; "Ben
kalbi kırık olanların yanındayım." O zaman senin
duan, bizim duamızdan daha kıymetlidir öyle hâllerde sen hem kendine dua et,
hem de bize.
Seher
vakti yapılan dualar makbuldür... Yusuf aleyhisselamın
kardeşleri, babalarından, (yaptıklarından dolayı) affolunmaları için dua
istediler. O da, "size sonra dua edeceğim" dedi ve seher vaktinde
(sabah namazından önce) onların mağfireti için dua etti ve affedildiler.
Dua
ederken, kabul olunacağına inanmak lazım... "Benim
duamdan ne çıkar, ben kötü bir kulum, şu kadar zamandır dua ediyorum da n'oldu?
Bir netice alamadım" demek yanlıştır.
Dua
ederken, yalvararak dua etmeli, muhtaç ve aciz olduğumuzu düşünmeliyiz... Bir
kul, kendini ne kadar küçük görür, mütevazı olursa, Cenab-ı Hakk'ın indinde o
kadar yükselir. Kendini ne kadar büyük görür kibirlenirse, o kadar alçalır...
Duaya
başlamadan önce tövbe etmeliyiz... Bilerek veya bilmeyerek
yüzlerce günâh işliyoruz. Tövbenin şartları yerine gelirse, kul hiç günâh
işlememiş gibi olur.
Ne dua edersek edelim, daima "hayırlı ise olsun" demeliyiz.
Neyin hayırlı, neyin hayırsız olduğunu biz bilemeyiz, ama Rabbimiz bilir...


