Her varlığın yaratıcısı Allahü teâlâdır
12/03/2026 Perşembe Köşe yazarı V.T
Her üstünlük, her kemâl sıfat, Allahü
teâlânındır. O’nda, hiçbir noksan sıfat yoktur.
Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi
velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve
sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735
(H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Allahü teâlânın vâcib-ül-vücûd ve hakîkî ma’bûd ve bütün
varlıkların yaratıcısı olduğuna inanmaktır. Dünyâ ve âhıret âleminde bulunan
her şeyi, maddesiz, zamansız ve benzersiz olarak yoktan var eden, ancak Allahü
teâlâdır diye kesin inanmaktır. Âlemlerde olan her şeyi yarattığı gibi, (her
zaman, birbirlerinden de var etmektedir. Kıyâmet zamanı gelince, her şeyi bir
anda) yine yok edecektir. Her varlığın yaratanı, sahibi, hâkimi O’dur. O’nun
hâkimi, âmiri, üstünü yoktur diyerek inanmak lâzımdır. Her üstünlük, her kemâl
sıfat, O’nundur. O’nda, hiçbir kusur, hiçbir noksan sıfat yoktur. Dilediğini
yapabilir. Yaptıkları, kendine veya başkasına faydalı olmak için değildir. Bir
karşılık için yapmaz. Bununla beraber, her işinde, hikmetler, faydalar,
lütuflar, ihsânlar vardır. Kullarına iyi olanı, yarar olanı vermeye, kimisine
sevap, kimisine azap yapmaya mecbûr değildir...
Âsilerin, günah işleyenlerin hepsini Cennete koysa, fadlına,
ihsânına yakışır. İtaat, ibâdet edenlerin hepsini Cehenneme atsa, adâlete
muhalif olmaz. Fakat, Müslümanları ve ibâdet edenleri Cennete sokacağını,
bunlara, sonsuz nimetler, iyilikler vereceğini, kâfirlere ise, Cehennemde
sonsuz azap edeceğini dilemiş ve bildirmiştir. O, sözünden dönmez. Bütün
canlılar îmân etse, itaat etse, O’na hiçbir faydası olmaz. Bütün âlem kâfir
olsa, azgın, taşkın olsa, karşı gelse, O’na hiçbir zarar vermez.
Kul, bir şey yapmak dileyince, O da isterse, o şeyi yaratır. Kullarının
her hareketini, her şeyi yaratan O’dur. O dilemezse, yaratmazsa, hiçbir şey
hareket edemez. O dilemezse kimse kâfir olamaz. Kimse isyan edemez. Küfrü,
günahları diler ise de, bunlardan râzı değildir. O’nun işine, kimse karışamaz.
“Niçin böyle yaptı. Şöyle yapsaydı” demeye, sebebini sormaya kimsenin gücü ve
hakkı yoktur. Şirkten, küfürden başka, herhangi büyük günahı işleyip, tövbesiz
ölen kimseyi dilerse affeder. Küçük günah için dilerse azap eder. Kâfir, mürted
olarak ölenleri hiç affetmeyeceğini, bunlara sonsuz azap edeceğini
bildirmiştir.


