"Ey Âişe! Bu kelimeleri ezberledin mi?.."
14/04/2026 Salı Köşe yazarı V.T
"Ezberlediklerini başkalarına da öğret ey
Âişe! Bunları bana Cebrâil (aleyhisselâm) öğretti!"
Ebü’l-Kâsım Kâyinî hazretleri Şafiî fıkıh ve hadîs
âlimlerindendir. 462 (m. 1069) yılında Nişâbûr’da Kâyin köyünde doğdu. İsfehân,
Nişâbûr, Merv ve Herat’a giderek birçok kimseden ilim öğrendi. 547 (m. 1152)
yılında Herat’ta vefât, etti. Buyurdu ki:
Ebû Saîd-i Hudrî (radıyallahü anh) haber verdi. Hazreti Âişe
buyurdu ki: "Şabân ayının onbeşinci gecesi, Resûlullah (sallallahü aleyhi
ve sellem) odama girdi. Üst elbisesini çıkardı ve yatağa girdi. Daha başını
yastığa koymadan kalktı, elbisesini giydi ve dışarı çıktı. Ben de gayrete
geldim. Resûlullahın zevcelerinden birisinin odasına gittiğini düşündüm ve
arkasından çıktım. Nereye gitmek istediğini öğrenmek istiyordum. Takip ettim.
Resûlullah Bakî Kabristanına gitti. Orada, mümin erkek ve kadınlara ve
şehîdlere mağfiret ile duâ etmeye başladı. 'Anam ve babam sana feda olsun! Sen
Allahü teâlâya tâattesin. Ben ise dünyâ arzuları peşindeyim' dedim. Döndüm
odama geldim. Arkamdan Resûlullah da geldi ve 'Niçin böyle yaptın?' buyurdu.
Ben 'Anam ve babam sana feda olsun, bana geldin, elbiseni çıkardın, daha başını
yastığa koymadan kalktın, elbiseni giydin. Bana gayret geldi, başka
hanımlarının yanına gideceğini düşündüm. Ardından çıktım ve seni Bakî
Kabristanında duâ eder hâlde buldum' dedim. Resûlullah 'Ey Âişe! Allahü
teâlânın ve Resûlünün sana cevr edeceklerinden mi korktun? Cebrâil
(aleyhisselâm) geldi ve bu gece Şabânın onbeşinci gecesidir; Allahü teâlâ bu
gece senin ümmetinden, Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca
insanı Cehennemden âzâd eder, ama bu gece kendine şirk koşana, kâhinlere,
akrabasını ziyâreti kesene, anne ve babasına isyan edene ve içki içmeye devam
edene rahmet nazarı ile bakmaz' buyurdu. Sonra 'Ey Âişe! Bu geceyi ibâdetle
geçirmem için bana izin verir misin?' buyurdu. Ben 'Elbette yâ Resûlallah'
dedim...
Kalktı, mübârek yüzünü yere koydu. Uzun zaman secdede kaldı.
Resûlullah dünyâdan göçtü, vefât etti zannettim. Kalktım, onu aradım. Elimi
ayağının altına dokundum. Mübârek ayağını kımıldattı. Anladım ki sağdır, çok
sevindim. Dinledim, secdede duâ ediyordu...
Sabah olunca, bu duâlarını, Resûlullahın yanında okudum.
Resûlullah 'Ey Âişe! Bu kelimeleri ezberledin mi?' buyurdu. Ben 'Evet,
ezberledim yâ Resûlallah' dedim. Resûlullah 'Kendin bil ve başkalarına da
öğret. Bunları bana Cebrâil (aleyhisselâm) öğretti ve secdede tekrar etmemizi
haber verdi' buyurdular."


