Çeşitli asırların müceddidleri
16/06/2026 Salı Köşe yazarı R.A
11. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî,
Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleridir. Bilinmeyen,
işitilmeyen ilimlerin kaynağı idi.
Dünkü makâlemizde, ilk 5 asrın müceddidlerini sizlere
arzetmiştik. Şimdi de kalanları zikredelim:
6.
asrın Müceddidi, Seyyid Ahmed Rifâî hazretleridir. 512'de
tevellüd, 578'de vefât etti. Asrının bir tanesi, kutupların başı idi. Zamanının
târihçilerinden [Ebu’l-Ferec Abdurrahmân] İbnü’l-Cevzî diyor ki: "Şa’bânın
on beşinci gecesi Ümm-i Ubeyde'de idim. Yüz binden ziyâde vecd ve hâl sâhibi
vardı. Hepsi Ahmed Rifâî'nin sohbetinden feyz almakta idiler."
7.
asrın Müceddidi, Abdullah bin Ömer Kâdî Beydâvî'dir. 685'te
Tebrîz'de vefât etti. Envârü't-Tenzîl adındaki
tefsîri, çok kıymetlidir.
8.
asrın Müceddidi, Muhammed Bahâeddîn-i Nakşibend hazretleridir. 718'de
Buhârâ'da tevellüd, 791'de yine orada vefât etti. Binlerle
evliyâ yetiştirdi. Talebesi, her tarafa yıldızlar gibi
yayıldı.
9.
asrın Müceddidi, Şemseddîn bin Hamza [Molla] Fenârî'dir. 751'de
tevellüd, 834'te Bursa'da vefât etti. Osmânlı Devleti'nin ilk Şeyhülislâmıdır. Çok
talebe yetiştirdi. Dersleri ile, kitapları ile dünyâya
ışık saçtı.
10.
asrın Müceddidi, Şemseddîn Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa'dır. Kemâlpaşazâde
Ahmed Efendi adı ile tanınır. Edirne'de tevellüd, 940'ta
İstanbul'da vefât etti. 923'de Sultân Süleymân zamanında Şeyhülislâm oldu.
Tefsîr, hadîs ve fıkıh ilimlerinde derin âlim idi. Çok kitap yazdı. İnsanlara
ve cinnîlere fetvâ verirdi...
11.
asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî
hazretleridir. 971 yılında Hindistân'da Serhend şehrinde
tevellüd, 1034'te yine orada vefât etti. İlm-i zâhirde ve kalp bilgilerinde, esrârın
ma’rifetinde deryâ idi. Bilinmeyen, işitilmeyen ilimlerin kaynağı idi. Üç
cilt olan Mektûbât'ı gibi bir kitap o zamana kadar
yazılmamıştı. İslâm dînindeki bid’atları, sapıklıkları kökünden silip kaldırdı.
Hakîkatleri açığa çıkardı. Müslümânlığı, Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve
sellem) zamanında olduğu gibi saf ve temiz hâle getirdi. Binlerle
velî, yüzlerle mürşid yetiştirdi.
12.
asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu Muhammed Ma’sûm-ı Fârûkî
hazretleridir. 1007 yılında Serhend'de tevellüd, 1080'de yine orada vefât
etti. Aklî ve naklî ilimlerin, sûrî ve ma’nevî kemâlâtın câmi’i
(toplayıcısı) idi. Kutbiyyet makâmına ve kayyûmiyyet mansabına
yetiştiği, yüce babasından müjdelenmiş idi. Yedi bin mürşid yetiştirdi. Zamanın
kutbu idi...
13.
yüzyılın Müceddidi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleridir. Bağdâd'ın
şimâlinde Zûr şehrinde 1192'de tevellüd ve Şâm'da 1242'de vefât etti. Âriflerin
kutbu, İslâm dîninin senedi, hakîkatin burhânı idi. Mürşid-i Kâmil idi. İlim
deryâsı idi. Hazreti Osmân soyundan idi. 13'üncü asrın bir
dânesi idi. Hakîkat meydânında herkesten ileri idi...
14.
asrın Müceddidi, Sultân İkinci Abdülhamîd Hân idi…”
İnşâallah münâsib zamanlarda, bu zâtları tek tek tanıtalım.


