"Günahkâr kimse herkesin yanında aşağılanır!.."
17/02/2026 Salı Köşe yazarı V.T
"Nefsinin ayıplarını, kusurlarını
görmeyen kimse, azıp doğru yoldan ayrılır."
Abdurrahmân Tafsûncî hazretleri evliyânın büyüklerindendir.
Bağdâd'a bağlı Tafsûnc beldesinde doğdu. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin
talebesidir. 1115 (H.550) senesinde hocası Abdülkâdir Geylânî'nin sağlığında
vefât etti. Abdurrahmân Tafsûncî'nin talebelerinden biri anlatır:
Hocam Irak sahralarının birinde bulunuyordu. O esnâda; "Ey
çöldeki vahşî hayvanların, inlerinde tesbîh ettiği Allah'ım! Seni, bütün noksan
sıfatlardan tenzîh edip, uzak tutar, kemâl sıfatlarla tesbîh ederim!"
buyurdu ve hemen ne kadar vahşî hayvan varsa, yanına geldi, birlikte kendi
dilleriyle tesbîh etmeye başladılar. Hattâ öyle oldu ki, aslanlar, tavşanlarla
ve ceylanlarla bir araya gelip karıştı. İçlerinden bâzısı, sürünerek onun
ayaklarının dibine kadar geldi...
Sonra; "Ey yüce Allahım! Kuşların yuvalarında, seni tesbîh
ettiği gibi, ben de seni tesbîh ediyor, bütün noksanlıklardan tenzîh
ediyorum!" dedi. Başını yukarıya kaldırınca, her cinsten binlerce kuşun
gelip başının üstünde gökyüzünü doldurduğunu gördüm. Her biri, kendince
ötüşüyor, seslerini alçaltıp yükseltiyorlardı. Ona yaklaştılar ve sonunda başı
üzerinde toplandılar...
Sonra; "Ey fırtınaların kendisini tesbîh ettiği Allahım!
Ben de seni tesbîh ediyorum!" der demez, hemen dört bir taraftan,
rüzgârlar esmeğe başladı. Ondan daha latîf esen bir rüzgâr görülmedi...
Sonra yine; "Ey Allahım! Şu kocaman ve yüksek dağların,
seni tesbîh ettiği gibi, ben de seni tesbîh ediyorum!" dediğinde, o anda,
üzerinde bulunduğu dağ sallandı ve ondan büyük kayalar, Allah'ı zikrederek
düşmeye başladılar...
Abdurrahmân Tafsûncî'nin her sözü hikmetlerle doludur. Okuyup
dinleyene feyiz ve ilâhî bolluk verir. Buyurdu ki:
"Nefsinin ayıplarını, kusurlarını görmeyen kimse, azıp
doğru yoldan ayrılır."
"Dünyâda haram, günah olan işlerle meşgûl olan kimseler,
herkesin yanında zelîl olur, aşağılanır."
"İlimlerin en faydalısı, kulluk vazîfesi ile ilgili
hükümleri öğrenmektir. Ve yine ilimlerin en yükseği tevhîd ilmi olup, Allahü
teâlânın zâtına ve sıfatlarına âit bilgileri öğrenmektir."
"Dinde farz ve vâcib olan emirler yerine getirilince, tevâzu sâhibi olmakla berâber, kahramanlık göstermenin bir zararı olmaz. Sünnet, nâfile olan bir amel ve talep edilen bir ilim, kibir ile berâber hiçbir fayda vermez."


