Kefaret orucu bozulursa
17/03/2026 Salı Köşe yazarı O.Ü
Sual:
Bir kimse, kefaret orucuna başlasa, altmış günü tamamlamadan hastalansa ve ara
verse, bir kadının da muayyen günü başlasa ve ara verse, bunların kefaret
orucuna baştan mı başlamaları gerekir?
Cevap: Kefaret
orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak
sebebi ile bozulursa yahut ramazan ayına rastlarsa, yeniden altmış gün tutmak
lazım olur. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması lazım olur.
Kadın, hayız ve nifas sebebi ile bozunca, yeniden başlamaz. Temizlenince geri
kalan günleri tutarak, altmışı tamamlar. Fakat, yemin kefareti olan üç gün art
arda tutulacak orucu bu sebeple bozan kadının da, üç günü, yeniden tutması
lazım olur. Kefaret orucuna, ramazana ve bayramlara rastlamayacak şekilde
başlamalıdır. Recebin birinci günü keffaret orucuna başlayıp, şabanın sonunda,
altmış günü tamam olmasa, üç günlük yola gitmeyi niyet ederek vatanından çıkar.
Ramazanın birinci günü, keffaret orucuna niyet eder. Çünkü misafire ramazan
orucunun edası farz değildir, kaza etmesi caizdir.
Sual:
Teravih namaznın dışındaki tesbih namazı gibi nafile namazları cemaatle
kılmanın dinimiz açısından mahzuru var mıdır?
Cevap: Sirâciyye
fetva kitabında, teravih ve güneş tutulması namazlarından başka olan nafileleri
cemaat ile kılmanın mekruh olduğu bildirilmektedir. Gıyâsiyye fetva kitabında,
Şeyh-ul-imâm Serahsî hazretleri buyuruyor ki:
“Nafile namazı cemaat ile kılmak, ramazandan başka zamanlarda,
herkes çağrılırsa, mekruh olur. Bir iki kişi imama uyarsa mekruh olmaz. Üç kişi
olursa şüphelidir. Dört kişi olursa, söz birliği ile mekruh olur.”
Sual:
Adakta bulunan fakir bir kimse, adadığı bu hayvanı kesince, bunun etinden
kendisi, çoluğu, çocuğu yiyebilir mi?
Cevap: Fakir
olsun, zengin olsun, adak eden, adak edilerek kesilen hayvanın etinden yiyemez
ve zekât vermesi caiz olmayanlara yediremez. Anasına, babasına, evlatlarına,
kocasına veya hanımına, fakir olsalar da yediremez. Yerse veya bunlara
yedirirse, yenilen etin kıymetini, fakirlere sadaka verir. Akrabasından ve
evinde bulunanlardan, zekâtını vermesi caiz olan büyük, küçük herkes yiyebilir.
Bunlar içinde, zengin olanlar yiyemez. Yerlerse, adak sahibi, bunların
kıymetini fakirlere verir.


