Kıyamet günü kendisine gıpta edilecek kimse...
19/05/2026 Salı Köşe yazarı V.T
En güzel vakar, meseleleri enine, boyuna
düşünüp, üzerinde durmaktır...
Şihâbüddîn Şernûbî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır.
Mısır'ın Şernûb kasabasında doğdu. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında
Peygamber Efendimizi gördü. Resûlullah Efendimiz ona; "Ey Şihâbüddîn!
İstanbul'da Şeyh Nûreddîn'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu
zamanda âriflerin reisidir" buyurdu...
Bu emir üzerine İstanbul'a giden Şernûbî hazretleri Şeyh
Nûreddîn'in huzûruna vardı. Evliyâ bir zât olan Şeyh Nûreddîn onu görünce;
"Merhaba ey Peygamber Efendimizin emri ile gelen kimse! Merhaba ey derviş
oğlu derviş!" buyurdu. Şeyh Nûreddîn'in iltifât ve ihsânlarına kavuşan
Şernûbî ona talebe oldu. Sohbet ve hizmetinde bulunarak tasavvuf yolunda
ilerledi. Bir müddet sonra hocası ona icazet ve hilâfet vererek memleketine
gönderdi. Bir zaman sonra talebelerinden birkaç kişi ile birlikte İstanbul'a
gitmek üzere yola çıktı. Mısır'ın Dimyat iskelesinden bir gemiye bindi. Günler
süren bir yolculuktan sonra Antalya civârında bir yere çıktılar. Bu sırada ağır
hastalığa tutulan Şernûbî hazretleri orada vefât etti...
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
-En faydalı korku, insanı günahlardan, Allahü teâlânın
beğenmediği şeylerden alıkoyan, âhiret işlerinin elden çıkması ile üzüntüye
sevk eden; kalan ömrü ve son nefesindeki durumu hakkında düşünmeye sevk eden
korkudur... En faydalı ümit, sâlih amel yapmayı kolaylaştırandır... Hak olan
iş, insanlara adâletle muâmele, insanın kendisi için istemediğini başkaları
için de istememesi, kendisinden aşağıda olanın hak olan sözünü kabul
etmesidir...
En faydalı, doğru söz, Allahü teâlânın rızâsı için nefsinin
ayıplarını kabul ve tasdik etmektir... En faydalı ihlâs, riyâdan ve gösterişten
kurtulmaktır... En faydalı hayâ, hoşuna giden bir şeyi Allahü teâlâdan isteyip,
sonra da O'nun rızâsına uygun olmayan işi yapmamaktır... En faydalı şükür,
yapılan günahları Allahü teâlânın setredip (gizleyip) hiçbir kuluna
bildirmediğini, bilmektir... En değerli amel, yapıldığında zarar getirmeyen ve
Allahü teâlânın katında kabul olandır...
En güzel vakar ve ağırbaşlılık, meseleleri enine, boyuna, son
noktasına kadar düşünüp, üzerinde durmaktır. Bu, yapılan işin ne derecede fayda
sağlayacağını, herhangi bir zararın doğup doğmayacağını bilmeyi temîn eder.
Böyle yapan kimse, günahlardan kendisini koruduğu gibi, kıyamet gününde kendisine
gıpta edilen, imrenilen kimselerden olur.


