İslâm ahlâkı üç kısma ayrılır
20/05/2026 Çarşamba Köşe yazarı H.Y
Her Müslümanın, bir "İslâm Ahlâkı"
kitabından veya bir rehberden, bunları iyi bilen bir kişiden, bu güzel ahlâkı
öğrenmesi lâzımdır.
Her Müslümanın güzel ahlâk sahibi olması lâzımdır. İmanı en
kuvvetli olan Müslüman, ahlâkı en güzel olandır. İşte bunun için her
Müslümanın, bir İslâm Ahlâkı kitabından
veya bir rehberden, bunları iyi bilen bir kişiden, bu güzel ahlâkı öğrenmesi
lâzımdır. İslâm ahlâkı üç kısma ayrılır:
1. İnsanın
yalnız iken, başkasını düşünmeden, işlerinin iyi veya kötü olduğunu anlatan
ilimdir. Buna “ahlâk ilmi” denir. İnsan
yalnız olduğu zaman da bu işlerini bildiği gibi yapar. Mesela yumuşak huylu,
cömert, utangaç insan; yalnızken de, başkaları yanında da hep böyledir. Ahlâk
ilmi, insanın böyle hiç değişmeyen iyi işlerini öğretir. Kötü huyları ve
bunlardan kurtulmanın çarelerini arar.
2. İnsanın
ev içinde, çoluk çocuğuna karşı hareketlerini inceler. Buna “ev
idaresi âdâbı” denir.
3. İnsanın
cemiyet hayatındaki vazifelerini, hareketlerini bildirir. Buna “sosyal
terbiye” denir.
Güzel
ahlâk, insanın hem bu dünyada hem âhirette rahat ve huzur içinde
yaşamasını sağlar. İnsanın kurtuluşunu sağlayan iyi huyların sayısı çoktur.
Bunların hepsinin esası ve özü, güzel huylu olmaktır... İnsanlarda bulunan
bütün iyi huylar, dört esas iyi huydan doğar. Herkes bu dört iyi huyu ile
övünür. Hatta soyu ile, yakınları ile övünen kimseler, onlarda bu huylar
bulunduğu için övünürler. Bu dört ana huydan meydana gelen iyi huylar, sayısız
denecek kadar çoktur. Bu dört huy; hikmet, şecâat, iffet ve adalettir...
Hikmetten zekâ,
çabuk kavrayışlılık, zihin açıklığı, dikkatli olmak, haddini aşmamak, çabuk
hatırlamak gibi güzel huylar ve melekeler doğar.
Şecaatten; ağırbaşlı
olmak, yiğitlik, dinde gayretli olmak, sıkıntılara katlanmak, yumuşak huylu
olmak, vatanı ve dini korumak için yapılan harplerde mukavemet göstermek, iyi
işleri başarmak için çalışmaktan yılmamak, büyüklük göstermemek gibi güzel huylar
doğar.
İffetten; kötü
iş yapınca utanmak, acımak, iyilik etmek, iyi huylu olmaya çalışmak, münakaşa
etmemek, nefsine hakim olmak, sabır, kanaat, ağırbaşlı olmak, kusurlu ve gevşek
olmaktan sakınmak, intizamlı yaşamak, herkesin hakkını gözetmek, cömertlik,
kerem ve ihsan sahibi olmak, kendinin muhtaç olduğu malı, muhtaç olan kimselere
vermek, affetmek, iyilik etmeyi sevmek, başkalarına yardımcı olmak, herkesle
iyi geçinmek, başkasının kabahatlerini, kusurlarını görmezlikten gelmek gibi
güzel huylar doğar.
Adaletten de;
arkadaşının rahatını istemek, din kardeşleriyle ülfet ve sevgi hâlinde
bulunmak, sözünde durmak, herkesin sıkıntıdan kurtulmasına çalışmak, akrabayı
ve yakınlarını gözetmek, ziyaret ve yardım etmek, iyiliğe karşı iyilik etmek,
alışverişte hakkı gözetmek, yaptığı iyiliği başa kakmamak, arkadaşlarını sevip
hediye vermek ve kendini onlara sevdirmek, Allahü teâlânın takdir ettiğine razı
olup tevekkül etmek ve yoktan var eden ve her türlü nimeti bağışlayan, görünür
görünmez kazalardan ve belalardan koruyan Allahü teâlâya ibadet etmek gibi
güzel huylar doğar.


