Yüz yaşında Müslüman olan Hristiyan din adamı
20/06/2026 Cumartesi Köşe yazarı V.T
"Allahü teâlâdan, son nefesimizde îmân
ile gitmeyi nasip etmesini dileriz, yalvarırız..."
Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde
doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi,
tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok
ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:
Sâlih ve kendisi gibi velî bir arkadaşı vardı. Hâller ve
kerâmetler sâhibi idi. Bir defâsında ikisi birlikte Bağdat'tan bir yolculuğa
çıkmışlardı. Gidecekleri yer ile Bağdat arası, yürümekle bir senelik yol idi.
Onlar, kerâmetleriyle bir senelik yolu bir saatte almışlardı. Bu arkadaşı ona;
"Ben, falan vakitte, falan memlekette öleceğim. O zaman
yanımda bulun" diyerek, Ali Bekkâ hazretlerine vasiyet etmişti. Fakat bu
arkadaşı, son nefesde îmânsız öldü... Bu hâdise karşısında Ali Bekkâ
hazretleri, Allahü teâlânın rızâsına kavuşamamaktan ve son nefes endişesi ile
korkarak çok ağlardı. Îmânsız giden arkadaşının hâlini, kendisi şöyle anlattı:
"Söylediği vakit gelince yanına gittim. Hayâtının son
anlarını yaşıyor ve can çekişiyordu. Yönünü doğu tarafına dönmüştü. Tutup
kıbleye çevirdim. Tekrar doğuya döndü. Tutup yine kıbleye çevirdim. Bu arada
gözlerini açıp bana dedi ki: "Hiç uğraşma, ben bu tarafa dönmüş olarak
öleceğim!"
Hıristiyan ruhbanlarının söylediği küfür olan, îmânı gideren
sözler söylemeye başladı. Dîn-i İslâmdan çıktı. Nihâyet îmânsız öldü...
Ölüsünü kaldırıp, oradaki bir kiliseye götürdük. Bir de gördük
ki, kilisede bir kalabalık toplanmış ve çok üzgün bir hâlde idiler. Önlerinde
yatan bir cenâzenin etrâfında duruyorlardı. "Nedir bu hâl?"
dediğimizde;
"Bizim meşhûr bir ruhbanımız vardı, yüz sene yaşadı. Bugün
öldü. Fakat, ölmeden önce dînimiz olan Hıristiyanlıktan çıktı. Müslüman
olduğunu söyledi ve Müslüman olarak öldü" dediler. Biz de onlara;
"Bizim elimizdeki cenâze de Müslüman idi. Son nefesinde
Hıristiyanlık dîni üzere öldü ve îmânsız gitti. Siz bunu alın, o, Müslüman
olarak ölen ruhbanınızın cenâzesini de bize verin" dedik. Bu teklifimizi
kabûl ettiler. Biz o Müslüman olanın cenâzesini alıp, yıkadık, kefenledik,
Müslüman mezarlığına defnettik. Onlar da öbürünü alıp, Hıristiyan mezarlığına
defnettiler...
Allahü teâlâdan, son nefesimizde îmân ile gitmeyi nasip etmesini dileriz, yalvarırız! Âmin.


