Korkmamız gereken şeyler...
21/05/2026 Perşembe Köşe yazarı S.A
Bir insan yaşadığı şu dünya
hayatında imanını muhafaza edebilmiş ve imanla son nefesini verebilmişse ne
mutlu ona...
Çok korkmamız ve uzak durmamız gereken şeyler:
1- İmansız ölmek... En
çok korkulması gereken şey bu olmalıdır. Bir insan yaşadığı şu dünya hayatında
imanını muhafaza edebilmiş ve imanla son nefesini verebilmişse bahtiyardır. Bu
ona kâfidir.
Bu saâdete kavuştuktan sonra bütün dünya saltanatını
birden kaybetmiş olsa bile, bir kıymet ifâde etmez. Ölünce zaten hepsini bir
anda bırakmış olacaktır.
Allah korusun, imansız olarak ölen kişi, yaptığı
hiçbir ibadetin, hiçbir iyiliğin karşılığını göremez, sonsuz olarak Cehennemde
yanacaktır.
İnsanoğlu, imkânları nisbetinde her şeyin en iyisini,
en güzelini elde etmeye çalışır. Bütün ömrünü de, buna harcar. Evin en
güzelinde oturmak, arabanın en iyisine binmek ister, elbisenin, ayakkabının ve
buna benzer şeylerin en kıymetlisini kendisine yakıştırır. Bunlara sahip olunca
da çocuklar gibi sevinir.
Ölümün de en güzeli seçilmelidir. Ölümün en güzeli,
güzel yaşamakla elde edilir. "İnsan nasıl yaşarsa öyle
ölür. Nasıl da ölürse öyle haşr olunur." Bunun aksi
ise çok az vâki olur.
Rabbimizin bir kuluna verdiği en büyük nimet onun
imanla kabre girmesidir. Bundan büyük nimet ve saadet olamaz...
2- Günâh işlemekten korkmak... Kirâmen
Katibin melekleri yaptıklarımızı yazıyorlar. Ahirette bizi utandıracak ve azap
çekmemize sebep olacak günâhlardan çok sakınmalıyız.
İşlediğimiz günâhları biz unutabiliriz, fakat
melekler unutmuyorlar, kaydediyorlar. Kıyâmet günü amel defterimizde hiç
hesabımızda olmayan günahlarımızı görürsek şaşmamalıyız.
Muhammed bin Münkedir hazretleri bir gün evinde
Kur'ân-ı kerim okurken ağlamaya başlar. Çok fazla ağladığını gören hane halkı,
babalarını teselli etsin diye komşularından Ebu Hazım hazretlerini çağırırlar.
O da gelir ve sorar: "Kardeşim niçin bu kadar
çok ağlıyorsun? Çoluğunu, çocuğunu korkuttun!" O da "bir âyet-i kerime okudum da onun için ağlıyorum" demiş.
Hangi âyet olduğunu sormuş, o da Zümer suresi 47. ayet-i kerime olduğunu
söylemiş. Meâlen: "Hiç hesap etmedikleri
şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılmıştır."
Ebu Hazım da başlar ağlamaya. İkisi birden hıçkıra
hıçkıra ağlarlar. Ev sahipleri ona derler ki, biz seni babamızı teselli edesin
diye getirdik, sen daha çok onu ağlatmaya başladın...
3- Şeytanın amellerimizi
bozmasından korkmak... Şeytanlar bize yalnız günâh
işletmekle kalmıyorlar yaptığımız ibadetlerimizi de bozmaya, yok etmeye
uğraşıyorlar. Yaptıklarımızı beğendirmek ve böylece de bizi kibre, ucba sevk
ederek sevaplarımızı silmeye çalışırlar.
4- Azrâil aleyhisselâmın ruhumuzu
ansızın almasından korkmak... İnsan ne zaman öleceğini
bilmez, her an ölebilir. Öyle bir günümüz olacak ki, gecesini göremeyeceğiz.
Veya öyle bir gecemiz olacak ki gündüzü olmayacak.
Yarına sağ olarak çıkacağına kimse emin değil. Bir
trafik kazası, bir kalp krizi gibi sebeplerle insan hayata vedâ edebilir.
Mademki yarına çıkmamızdan da emin değiliz, o hâlde ölüme daima hazır
olmalıyız...
5- Dünyanın bizi aldatmasından
korkmak... Bütün kötülüklerin başı dünya sevgisidir.
Kibir, hased, kin, düşmanlık, aldatma, yalan söyleme, başkalarını hakir görme
gibi büyük günâhlar hep bundan çıkar.
Bu en çok korkulacak şeylerden bizim de korkmamız ve
onlardan uzak durmamız gerekmektedir...


