Bayramda akraba ziyareti
28/05/2026 Perşembe Köşe yazarı O.Ü
Sual:
Akraba ziyareti, bayram günleri daha çok ön plana çıkmaktadır. Bu ziyaretlerde
nasıl hareket etmeli ve öncelik sırası nasıldır?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak Hadîkada deniyor ki:
“Anayı, babayı ve mahrem akrabayı ziyaret etmek vaciptir. Hiç
olmazsa, selam göndererek, tatlı mektup yazarak ve telefon ederek bu
günahlardan kurtulmalıdır. Selamın, mektubun ve sözle, para ile yardımın
miktarı ve zamanı yoktur. Lüzum ve imkânı kadar yapılır. Zî-rahm-i mahrem
olmayanlara bunlar vacip değildir. Bunlar önce anaya, sonra babaya, sonra
evlada, sonra ecdada, dedelere, sonra ceddada, ninelere, sonra erkek ve kız
kardeşlere, amcalara, halalara, dayılara ve teyzelere yapılır. Bunlardan sonra,
zî-rahm-i mahrem olmayan amca oğluna, amca kızına ve hala, dayı ve teyze
çocuklarına, sonra nikâh sebebi ile akraba olanlara, sonra komşulara yardım ve
ihsan etmek çok sevaptır.”
Görülüyor ki, Müslüman olan ve İslamiyet'e uygun akrabayı
ziyaret etmelidir. Hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü
geçirmemelidir. Uzak memlekette ise, mektupla ve telefonla gönlünü almalıdır.
Dargın, kinli ise de, vazgeçmemelidir. Akrabası gelmezse, cevap vermezse de,
giderek veya hediye, selam göndererek, yahut mektupla ve telefonla yoklamaktan
vazgeçmemelidir. Allahü teâlâ, Müslüman olan ve salih olan akrabayı ziyareti
emrediyor. Berîka ve Hadîka kitaplarında deniyor ki:
“Akraba ile ilişiği kesmek büyük günahtır. Erkek olsun, kadın
olsun zî rahm-i mahrem akrabayı ziyaret etmek vaciptir. Amca kızı gibi mahrem
olmıyan zî rahm akrabayı ve zî rahm olmıyan akrabayı ziyaret vacip değildir.
Fakat bunlara da hediye, selam yollamak müstehaptır.”
Sual:
Birbirine dargın olanları barıştırmanın da sevabı olur mu?
Cevap: Dargın
olanları barıştırmak sünnettir, sevaptır. Davut aleyhisselamın yanına iki kişi
gelip, birbirini şikâyet ettiler. Dinleyip karar verip giderken, Azrâîl
aleyhisselam gelip;
-Bu iki kişiden, birincisinin eceline bir hafta kaldı.
İkincisinin ömrü de, bir hafta önce bitmişti, fakat ölmedi dedi. Davut
aleyhisselam hayret edip, sebebini sorunca;
-İkincisinin bir akrabası vardı. Buna dargın idi. Bu gidip, onun
gönlünü aldı. Bundan dolayı, Allahü teâlâ, buna yirmi yıl ömür takdir buyurdu,
dedi.


