Uhud şehidi: Amr bin Ukeyş
29/12/2025 Pazartesi Köşe yazarı V.T
Uhud gazâsının yapıldığı gün, Amr bin Ukeyş’in
gönlüne İslâm sevgisi düşmüştü...
Hâkim Nişâbûrî hazretleri meşhur hadîs âlimidir. Hadîs ilminde
hâkim idi. Yani râvîlerinin hâl tercümeleri ile beraber, sekizyüzbinden ziyâde
hadîs-i şerîfi ezbere bilirdi. Bu ilimde ve diğer ilimlerde çok kitap yazdı,
ilimde, fazilette, Allahü teâlâyı tanımakta ve hafızasının kuvvetliliğinde çok
yüksek idi. 321 (m. 933) senesinde Horasan’da Nişâbûr’da doğdu. 405 (m.
1014)’de orada vefât etti. Müstedrek kitabında şöyle anlatır:
Uhud gazâsının yapıldığı gün, Amr bin Ukeyş’in gönlüne İslâm
sevgisi düştü. Evdekilere, “Amca oğulların nerede?” diye sordu. “Uhud’da”
dediler. Amr da, “Uhud’da mı?” diyerek zırhını giyip silâhlarını kuşandı. Atına
binerek Uhud’un yolunu tuttu. Eshâb-ı Kirâm (radıyallahü anhüm), Amr’ın
kendilerine doğru geldiğini görünce, “Ey Amr! Bizden uzak dur!” dediler. O da,
“Ben îmân ettim” diyerek Kelime-i şehâdeti söyledi ve yaralanıncaya kadar
düşmanla çarpıştı. Yaralı olarak evine getirildi. Sa’d bin Muâz (radıyallahü
anh) yanına geldi. Amr’ın kardeşi olan Seleme’ye (radıyallahü anh) “Kavminin şerefi
için mi, yoksa Allah ve Resûlü için mi çarpıştı?” diye sordu. O da, “Allah ve
Resûlü için çarpıştı” dedi. Daha sonra şehîd oldu. Hiç namaz kılmadığı hâlde
Cennetlik oldu.”
Enes bin Mâlik (radıyallahü anh) anlattı:
Bir kimse Resûlullaha (sallallahü aleyhi ve sellem ) gelerek “Yâ
Resûlallah! Benim rengim siyah olup, yüzüm güzel değildir. Hem de fakirim. Eğer
düşmanla savaşıp şehîd olursam Cennete, girebilir miyim?” diye sordu. Peygamber
Efendimiz de, “Evet girersin” buyurdular. Savaş başladı. O kimse ön tarafa
geçti. Kahramanca çarpıştı ve şehîd oldu. Peygamber efendimiz başucuna gelerek,
“Allahü teâlâ yüzünü güzelleştirdi. Kokunu hoş yaptı ve malını çoğalttı... Bu
şehidin cübbesi altına girmek için çekişen iki hûrî gördüm” buyurdu.
Süleymân bin Bilâl anlattı:
Resûlullah Bedr gazâsı için yola çıktığında, Sa’d bin Hayseme ile babası (radıyallahü anhümâ) da gazâya iştirâk etmek istediler. Durum Resûlullah Efendimize haber verildiğinde, Peygamber efendimiz, ikisinden birinin gazâya katılmasını buyurdular. Baba-oğul kur’a çekmeye karar verdiler. Hayseme (radıyallahü anh) oğluna “Yâ Sa’d! Sen hanımının yanında kal, ben çarpışayım” dedi. Oğlu Sa’d ise “Eğer bu isteğiniz Cennetten başka bir şey için olsaydı seni kendime tercih ederdim. Fakat ben bu gazâda şehîd olmak istiyorum” dedi. Kur’ayı, Sa’d (radıyallahü anh) kazandı. Peygamber Efendimizle birlikte Bedr gazâsına katılarak şehîd oldu...


