Ev ve arabaların zekâtı olur mu?
31/05/2026 Pazar Köşe yazarı O.Ü
Suâl: Birkaç evi olan, dükkânında demirbaş aletleri bulunan bir kimse, bunları zekât hesabına katacak mıdır yani bunların zekâtı verilir mi?
Cevap: Ticaret
için yani satılık olmayan evlerin, apartmanların, sanat aletlerinin, motor,
tezgâh, kamyon, gemilerin ve ne kadar çok olursa olsun evde kullanılan eşyanın
zekâtı verilmez. Sanat sahipleri, sanayiciler, imalatçılar, ham ve işlenmiş,
mamul eşyanın zekâtını verirler. Demirbaş eşyanın zekâtı verilmez. Ticaret
eşyasından evde kullanılmak için ve ticaret olunan gıdadan bir senelik ev ihtiyacı
için ayrılmış olanların da verilmez. Yani bütün bunlar ve ödenecek borçlar,
nisap hesabına katılmaz. Bütün bu eşyayı, yiyecek, içecek, giyecek ve barınacak
ev gibi lüzumlu nafakayı satın almak için sakladığı altın, gümüş ve kâğıt
paranın hepsi nisap hesabına katılır, yani zekâtları verilir. İhtiyaç eşyasını
almak için ayırılan para da nisap hesabına katılır.
Suâl:
Uşur vermek de zekât vermek gibi midir, nelerden verilir, burada da ölçü kırkta
bir midir?
Cevap: Yağmur
suyu veya nehir, dere suyu ile sulanan, bütün topraklardan elde edilen mahsulün
zekâtına uşur denir. Uşur vermek, Kur’ân-ı kerimde,
En'âm suresinin 141. âyetinde emredilmiş, onda birinin verilmesi de hadis-i
şerifte bildirilmiştir. Uşur, mahsulün onda biridir. Kul borcu olan, borcunu
düşmez, uşrunu tam olarak verir.
Sual:
İhtiyaç eşyası, zekât ve kurban hesabına katılmaz deniyor. İhtiyaç eşyası ne
demektir ve neler ihtiyaç eşyasına girmektedir?
Cevap: İnsanı
ölümden koruyan şeylere, ihtiyaç eşyası denir. Bunların birincisi nafakadır.
Nafaka da üçtür. Bunlar da, yiyecek, giyecek ve evdir. Yiyecek deyince, mutfak
eşyası da anlaşılır. Ev demek, ev eşyası da demektir. Binek hayvanı veya
arabası, silahları, hizmetçisi ve sanat aletleri ve lüzumlu kitapları da
ihtiyaç eşyası sayılır.
Sual:
Mezar taşı dikmenin ve üzerine yazı yazmanın dinimiz açısından mahzuru var
mıdır?
Cevap: Mezar
taşı dikmek caizdir. Taş üzerine âyet-i kerime, mübarek isimler, şiir, medhiye
gibi şeyler, Fâtiha kelimesini yazmak, resmini koymak caiz değildir. Asırlardan
beri yazılıyor ise de, kötü bir bidattir. Kötü âdetler, caiz olmayı göstermez.
Mezar taşına, isim ve ölüm hicri senesi yazılabilir denildi.


