On şey kötülüklerin anası durumundadır
01/03/2026 Pazar Köşe yazarı V.T
Resûlullah (aleyhisselâm) buyurdu ki: “Allahü
teâlâya inandım de ve dosdoğru ol!”
Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî
şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin
meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli
medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre
Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da
rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli
eserinde şöyle nakleder:
İmânın şubeleri pekçok olmakla beraber, hepsi neticede tek bir
asılda birleşmektedir. O da, yaşayışı ve sonu iyi ve güzel olacak şekilde nefsi
mükemmelleştirmek ve olgunlaştırmaktır. Bu da; hakka inanıp, işlerinde doğruluk
üzere bulunmakla olur. Süfyân-ı Sakafi (radıyallahü anh), Resûlullaha
(sallallahü aleyhi ve sellem) İslâm hakkında suâl ettiği zaman. Resûlullah
(aleyhisselâm); “Allahü teâlâya inandım de ve dosdoğru ol!” buyurarak bu husûsa
işâret etmişlerdir.
İtikâd, şu şubeleri içine alır: İlim talep etmek, Allah'ı
tanımak, O’nu noksan sıfatlardan ve noksanlığı gerektirecek şeylerden tenzih
etmek, O’nun hayât, ilim, kudret ve vahdâniyyetini, O’ndan başkasının O’nun
mahlûku olduğunu, var olmaları da son bulmaları da ancak O’nun kaza ve kaderi
ile olduğunu kabûl etmek. Devamlı ibâdet ve tâat üzere olan ve her türlü
kötülüklerden arınmış olan meleklere ve peygamberliklerini tebliğ ederken,
kuvvetli huccet ve delîllerle desteklenen peygamberlere (aleyhimüsselâm) îmân
etmek, onlar hakkında güzel ve doğru itikâd sahibi olmak, âlemin sonradan
yaratıldığını, Kur’ân-ı kerîmde bildirildiği üzere, zamanı gelince yok
olacağına, ikinci bir hayât olan âhırete, o zaman rûhların cesetlere iade
edileceğine, sırat köprüsüne, hesap verileceğine, amellerin tartılacağına ve bu
arada Resûlullah Efendimizden tevâtüren bildirilen diğer husûslara da inanmak.
Cennet ve oradaki mükâfatlara, Cehennem ve oradaki azap tehdidine inanmaktır.
Amel de üç kısma ayrılır. Onlardan birincisi; sâdece kişinin
kendisi ile ilgilidir. Bu da iki kısma ayrılır. Bâtına (içe) âit olan kısım:
Bu, nefsi kötü ve aşağı işlerden temizlemekten ibârettir. Kötülüklerin anası
durumunda olan şeyler ondur:
a) Yemeye ve içmeye düşkün olmak, b) Makam sevgisi, c) Mal sevgisi,
d) Dünyâ sevgisi, e) Kin, f) Haset, g) Gazap (kızmak), h) Riya (gösteriş), i)
Ucb (kendini beğenmek), j) Nefsini, hoşuna gidecek şeylerle süslemektir.


